Burak Kıllıoğlu Çözüme değil çözülmeye
Adnan Öksüz MUSTAFA KARAALİOĞLU GÖREVDEN NEDEN ALINDI?
Ali Haydar Haksal Gençliğin geleceği ya da geleceksizliği
Hatice Ebrar AKBULUT İnsanın serlevhası
İbrahim Veli GÜNCEL YANILGI PAPAYA DAVETİYE ÇIKARIR
İsmail Hakkı Akkiraz DERİN DÜŞMAN ŞEYTAN VE SİYASETİ
İsmail Kıllıoğlu ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
Gülay Pınarbaşı Allah Topraktan Sürekli Can Yaratır
Kemal Belgin Modern Türkiyenin azizliği!
Kılçık AKIL TIMARHANEDE

Gazete Abonelik
Temsilcilikler

Arşiv
Gazete Abonelik
Karakter Boyutu
İran'la nasıl hesaplaşmalı?
İran'la nasıl hesaplaşmalı?
09 Şubat 2007 Cuma 10:41
İran'la nasıl hesaplaşmalı?

1980'lerin sonlarında Amerika'da popüler olmuş bir fıkraya göre ABD Başkanı, Dışişleri Bakanlığı görevlilerinden "İran dosyası"nı ister. Fakat dosya "İ" harfiyle başlayan belgeler arasında bulunamaz ve Başkan "öyleyse ?P'ye bakın" der, Pers adından dolayı. Ne var ki, dosya yine bulunamaz. Sonra danışmanlardan biri "Ü" (İngilizcede elbette "U") harfine bakılmasını önerir. Başkan bunun anlamını, "Ü" harfiyle İran'ın ilgisini sorar. Danışman açıklar: "Ülserler, efendim; bizim şu İran dosyası olsa olsa ?Ülserler' başlığı altında tasnif edilmiştir."

Son günlerde İran dosyasının Beyaz Saray'da tekrar Başkan'ın masasına geldiği muhakkak. George W. Bush'un son ulusa sesleniş konuşmasında Irak'taki direnişten İran'ı sorumlu tutması ve nükleer program konusunda yaşanan restleşme, geri dönülmez bir yola girildiğini gösteriyor. İran'ın Irak'taki diplomatik temsilciliğine baskın düzenlendi, İran'lı görevliler tutuklandı ve Fars Körfezi'ne ikinci bir uçak gemisi gönderildi. Yanı sıra İran sınırları içindeki muhalif Kürt örgütü PEJAK'ın açıkça desteklendiği, gelen haberler arasında.

Kimi kaynaklara göre Başkan Yardımcısı Dick Cheney, İran petrolü için en geç 2007 baharında saldırmak gerektiği, yoksa fırsatın kaçacağı düşüncesindedir. Ancak yine de bugün ABD'nin İran'la ilgili sorununun petrolü de aşan bir prestij meselesine dönüştüğü kanaatindeyim. Mahallenin kabadayısının, kendisine meydan okuyan zayıf birine ders vermeyi ihmal etmesiyle kaybedeceği şeyler ABD için de geçerlidir.

Amerikan kamuoyu 1979'daki İslam Devrimi'nin hemen akabinde ABD'nin Tahran büyükelçiliğinin İranlılarca basılmasını, buradaki Amerikalıların 444 gün süreyle rehin alınmasını unutamamıştır. Keza ABD'nin iktidara getirdiği bir tiranı, zorba ve acımasız bir şahı alaşağı etmek, affedilir bir davranış değildir.

Tabiî, Amerikan halkı 1953'te İran'daki parlamenter sisteme dayalı Musaddık yönetimini devirip yüzyılın en zorba diktatörlerinden Şah Rıza Pehlevi'yi iktidara getirenlerin, sonra SAVAK'ı kurarak Nazilerden öğrendikleri işkence yöntemlerini Şah'ın bu gizli servisine aktaranların, 25 yıl boyunca İran halkı zulüm altında inlerken Şah'a desteğini esirgemeyenlerin, zengin doğal kaynaklarını yağmalayanların ABD yetkilileri olduğundan haberdar değildir.

Dolayısıyla bugün "İran'ın halledilmesi gerektiği" konusunda ABD'de Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasında pek de ihtilaf yoktur. Tartışma, daha ziyade İran'la nasıl hesaplaşılacağı ve bir rejim değişikliğinin nasıl kotarılacağı konusundadır. New York Times gazetesinin 1 Şubat'taki "İran'a Gözdağı Vermek" başlıklı başyazısı ve gelen okuyucu mektupları bunun ilginç bir örneğini oluşturur. Başyazar ve okuyucular, İran'a doğrudan bir saldırının şu sıralar ABD'yi daha da zora sokacağı ve yine prestijinin sarsılmasıyla sonuçlanacağı uyarısında bulunmakta ve türlü diplomatik manevralar önermektedir.

Buradan şu sonuç da çıkarılabilir: Irak işgali "başarılı" olsaydı, İran'la savaş konusunda farklı siyasi gruplar arasında böyle bir tartışma yaşanmayacaktı ve derhal ikinci bir cephe İran'la açılacaktı.

ABD'de İran'a karşı farklı kesimleri biraraya getiren bir diğer husus ise İsrail faktörüdür. Bugün Hillary Clinton ve John Edwards gibi Demokrat Parti başkan adayları İsrail lobisi önünde kendilerini beğendirmek için her türlü şaklabanlığı sergilemekte, İran'a karşı saldırgan söylemlerinde adeta Bush'la yarışmaktadırlar. Temsilciler Meclisi'nin yeni Demokrat lideri Nancy Pelosi, Ermeni soykırımı yasa tasarısı lehine yürüttüğü faaliyetlerden zaman kaldığında İsrail lobisi hesabına çalışmaktadır.

 Bush yönetiminin seçmen desteğini hızla kaybettiğini ve en yakın müttefiki İngiltere Başbakanı Tony Blair'in türlü skandallardan başını kaldırıp ikinci bir savaşa destek veremeyeceğini gözönünde bulunduranlar, İran'la hesaplaşma işini İsrail'e bırakmayı tavsiye ediyorlar. İran'ın nükleer programının mahiyeti ne olursa olsun, İsrail halkı için yeterince ciddi bir tehdit ve korku kaynağı oluşturacağı ve sonuçta Yahudi nüfusunun ülkeden kaçarak azalmasına yol açacağı düşünülüyor. Yahudi nüfusunun Araplara oranla yeterince artmaması, hatta İsrail'in Gazze'den çekilme planının ardında bu nüfus sorununun yattığının iddia edilmesi, bu bakımdan ilginçtir.

Yahudi entelijansiyası geçtiğimiz haftalarda Washington'un İsrail hükümetine İran saldırısı için onay verip vermeyeceğini tartıştı. Wall Street Journal'da yazan Michael Oren'a göre Başbakan Ehud Olmert'e 2006 Kasım ayındaki Washington ziyareti esnasında muhtemelen yeşil ışık yakılmamıştı, ama yanan ışık kırmızı da değildi. Tıpkı İsrail Haziran 1967'de komşu Arap devletlerine savaş açarken olduğu gibi: ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'la görüşmeye giden İsrail hükümetine açıkça yeşil ışık yakılmamış, ancak engel de olunmamıştı.

Batı cephesinde İran'a dair bütün bunlar yaşanırken Müslüman dünyada Sünni-Şii çatışmasının konuşuluyor olması çok mânidar ve üzücü bir durumdur. Gönül isterdi ki, tam da böyle bir konjonktürde İranlı yetkililer, Saddam Hüseyin'in idam edilmesi dahil, mezhep çatışmasını besleyen her türlü provakasyon, dezenformasyon ve manipülasyona karşı çok daha kesin ve net bir tavırla ortaya çıkmış olsunlar.

Zira İran halkı Müslümandır; mü'minler kardeştir ve küfür tek millettir.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan köşe, yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Milsan Basın Sanayii A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazıların bir kısmı sadece Milli Gazete tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak ve milligazete.com.tr’ye aktif link verilerek alıntılanabilir.

Eskişehir Seri İlanları Sitesi www.eskisehirilan.tk