Mustafa Özcan Hırs ile kalkan zarar ile oturur
Ayhan Kaya Japonyayı 69 yıl önce özgürleştirdiler!..
Prof.dr.burhanettin Can İsrail’in “Kudurmuş Köpek” Stratejisinin Temelleri
Mustafa K. Topaloğlu Dünya Nereye Doğru Gidiyor?.. (1)
Ali Haydar Haksal Ah Müslümanlar, Ah Gazze!..
Prof. Dr. Ata Atun Ortadoğu’da Tsunami
Mehmed Şevket Eygi Azgınlıklar Çok Arttı
Şakir Tarım Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Demokratur Oyunu
Dr. Necmettin Çalışkan Bayram Sabahı…
Meryem Nida Bayramımız Bayram Olsun!

Gazete Abonelik Temsilcilikler Arşiv Anasayfam Yap
Karakter Boyutu
Bahadır İslam kadınları
Bahadır İslam kadınları
22 Temmuz 2012 Pazar 04:51
Bahadır İslam kadınları

Günümüzde hangi cephede olursa olsun kadınlar önde yürüyor. Rolleri ve önemleri artmıştır. Özellikle de eğitim sahasında ister Batı'da ister Doğu'da olsun kadınlar sadaret mevkiinde bulunuyorlar. Erkeklere fark atıyorlar. Bu İran'da da böyle Suudi Arabistan'da da böyle. Türkiye'de de yine böyle. Kadınlar laik cephede ön saflarda olduğu gibi İslam cephesinde de ön cephede bulunuyorlar. Tarihte de hem şark hem garpta kadınlar kritik roller oynamışlardır. Napolyon'u İspanya'da dize getiren ve bozguna uğratan kocasını savaşta kaybetmiş olan ve onun intikamının peşinde koşan Agustine isimli bir kadındır. Tarih kendisini altın harflerle yazmıştır. İspanya'nın Cezzar Ahmet Paşası olmuştur. Fransız kahraman kadın Jan Dark da dillerde yad olan efsane kadınlardan biridir. İslam tarihinde ise çadır direkleriyle savaşın seyrini değiştirdikleri çok olmuştur. Hendek Savaşı'nda yararlılıklar gösterenlerden birisi Peygamberimizin halası ve ümmetin havarisi Hazreti Zübeyr'in annesi Safiye Haladır. Hendek Savaşı sırasında Beni Kureyza Yahudilerinden birisi ansızın geri saflarda ve kadınların ve çocukların bulunduğu yerde belirir ve şaşkınlık içinde Safiye Hala derhal şair Hassan Bin Sabit'ten Yahudiyi haklamasını ister. O şaşkın ve tutuktur. Onun tereddüt ettiğini gören Safiye Hala çadır direğini kaparak ileri atılır ve tek bir darbede Yahudiyi yere serer. Zübeyr'in eşi ve gelini Esma da öyledir. Haccac-ı Zalim'in Zübeyr Devletini yıkmak için Hicaz'a geldiğinde oğlunu yüreklendiren annesi Esma'dır. Hazreti Ebubekir'in (R.A.) kızı ve Hazreti Ayşe'nin kardeşi Esma.

*

Cinsi latif ve yumuşak güç olarak anılan kadınlar yeri geldiğinde haşin güç ve sert güç de olabilmekteler. Barış ortamında yumuşak ve ipek gibi bir eş. Melek gibi bir anne. Savaş ortamlarında ise namusunu koruyan ve değerlerini savunan bir kartal. Kadın kahramanların kısa tarihçesini yazanlardan birisi Hindistan'ın allamesi ve Üstad Şibli Numani'nin ilmi varisi ve tamamlayıcısı Seyyid Süleyman Nedevi'dir.

'Müslüman Kadınların Kahramanlıkları' adlı risalesi tarihin ibret vesikalarından biridir. 'Bahadır İslam kadınları' tabirini bu risalesinde kullanıyor. Tarihe geçen abide Müslüman kadın kahramanlardan birisi Al-i Yasir'den Sümeyye'dir. Bu hanımefendi Ebu Cehil tarafından İslam'ı kabul ettiği için mızrakla şehit edilmiştir. Ümmi Fakih de başka bir mücahit kadındır. Ömer ibni Hattap (R.A.) İslamiyet'i kabul etmeden evvel Ümmi Fakih'i yoruluncaya kadar insafsızca döver ve şöyle derdi :" Sana acıdığımdan değil, kendim yorulduğum için şu anda seni dövmekten vazgeçiyorum.." O ise metanetle şu karşılığı verirdi :" Ömer! Eğer sen İslamiyet'i kabul etmeden kalırsan, Allah, bu merhametsizliğinden payına düşen cezayı verecektir..." Zahire, İslam'ı kabulünden dolayı eza ve cefaya maruz kalan diğer bir kadın mücahittir. Ebu Cehil onu kör oluncaya kadar dövdü. Nadiye ve Ümmi Abis de, İslami itikatlarından rücu etmedikleri için her türlü eza ve cefaya çarptırılan kadın mücahitlerdendir.

*

Abdullah İbni Zübeyr Hicaz'da Emevilerden bağımsız olarak bir İslam devleti kurmuştu. Haccac kuvvetli bir ordu ile onun üzerine gitti. Abdullah'ın taraftarları -çok azı müstesna-onu ve kampını terk ediyorlardı. Bu durumda Haccac'la uzlaşmak için Abdullah Abdullah, anasından müsaade almaya gitti. Tarihe 'çift kemerli' lakabıyla geçen bahadır ana oğluna şöyle cevap verdi :" Yavrum! Eğer hatada isen bu uzlaşmayı çok daha önceden yapman gerekirdi. Fakat eğer doğru yolda isen, peşinden gelenlerin azlığından cesaretini kaybetmemelisin. Hak için savaşmak bizatihi kendisi bir zaferdir. " Lisan-ı haliyle bahadır anne oğluna zaferle değil seferle mükellef olduğunu hatırlatıyor. Abdullah İbni Zübeyr zırhlarını giymiş olarak veda için annesine geliyor. Annesi onu kucaklıyor ve öpüyor. Ve o anda vücudunda bulduğu sertliğin nedenini soruyor. O, çift zırha büründüğünü söylüyor. Bunun üzerine annesi :" Allah'ın adına şehit olanların yaptığı böyle değildir" deyince o da zırhını çıkartıyor. Abdullah İbin Zübeyr'in şehit edilmesinden sonra Haccac naaşını bir direğe astırır. Acılı anne durumu metanet ve sabırla karşılar. Ve Haccac'a gereken sözleri söyler.

Son Gırnata Sultanı Ebu Abdullah Ahmer şehri kaybettikten sonra tepeler ardından şehrine son kez gözyaşlarına içinde bir bakış fırlatmaktadır. Annesi ona ibretle şöyle söyler :" Erkekler gibi müdafaa etseydin şimdi kadınlar gibi ağlıyor olmayacaktın..." İslam tarihi böyle mert kadınların sayfalarıyla doludur. Tarihte birçok savaşın yanında Kadisiye, Meysen savaşları kadınların kahramanlıklarıyla kazanılmıştır. Tarihi süsleyen bu kadın kahramanlara günümüzde ne kadar çok ihtiyaç var!

Eskişehir Seri İlanları Sitesi www.eskisehirilan.tk