‘‘Proje; öğrencilerde yerleşik demokrasi kültürünün oluşturulması, hoşgörü ve çoğulculuk bilincinin geliştirilmesi, öğrencilere seçme, seçilme ve oy kullanma kültürünün kazandırılmasını amaçlamaktadır‘‘

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Demokrasi Eğitim ve Okul Meclisleri Projesiyle; öğrencilerde yerleşik demokrasi kültürünün oluşturulması, hoşgörü ve çoğulculuk bilincinin geliştirilmesi, öğrencilere seçme, seçilme ve oy kullanma kültürünün kazandırılmasının amaçlandığını bildirdi.

Ergin, 9. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi‘nin özel birleşiminin açılışında yaptığı konuşmada, konuşmayı uluslararası toplantı için yurtdışında bulunan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer adına yaptığını söyledi.

Demokrasi kültürünü oluşturabilmek ve sürdürebilmenin, bireylerin karar ve tercihlerini merkeze alabilmek anlamı taşıdığını belirten Ergin, ‘‘Bireylerin karar ve tercihlerini merkeze almak demek, özgüveni yüksek kendini rahatça ifade edebilen eşitlik, hak, adalet ve özgürlük gibi bazı temel değerleri içselleştirebilmiş kişilerin yetiştirilebilmesine bağlıdır‘‘ dedi.

Ergin, Demokrasi Eğitim ve Okul Meclisleri Projesi‘nin 2003-2004 eğitim-öğretim yılında hayata geçirildiğini ifade eden Ergin, şöyle konuştu:

‘‘Proje; Cumhuriyetimizin demokrasiyle güçlendirilmesi, öğrencilerde yerleşik bir demokrasi kültürünün oluşturulması, hoşgörü ve çoğulculuk bilincinin geliştirilmesi, kendi kültürünü özümsemiş milli ve manevi değerlere bağlı, evrensel değerleri benimseyen nesillerin yetiştirilmesi, öğrencilere seçme, seçilme ve oy kullanma kültürünün kazandırılması, demokratik değerleri benimseyebilme ve kamuoyu oluşturabilme becerisinin kazandırılmasını amaçlamaktadır.

Bu proje, proje olmanın çok ötesinde işleme sahiptir. Proje demokrasi şöleni haline dönüşmüştür. Demokrasinin toplum ve toplumun tüm kesimlerince işlerliği, öncelikle demokrasiye olan inancın gönüllerde ve zihinlerde yerleşmesine bağlıdır. Çocukların bir yönüyle yönetime katılıyor olmaları, demokrasi bilinci ve kültürünün küçük yaşlardan başlayarak yerleşmesini sağlıyor. Öyle inanıyorum ki bu proje bunu başarmıştır.

Bu projeyle demokrasi ile eğitim arasındaki ilişki, bir elmanın iki yarısı gibi, birbirini tamamlayan ve bütünleyen bir kazanım haline gelmiştir. Önemli bir kazanımdır, çünkü sonuçları itibariyle bir taraftan demokrasinin gelişimi, diğer taraftan da eğitimimizin kalitesi açısından önemli değerler üretmiştir ve üretmektedir. Proje, Demokrasinin gelişmesi, toplumda demokratik bilincin yaygınlaştırılması ve uygulanabilmesinde en önemli faktör olan okul ve sınıf dışı uygulamalarını, öğrencilere yaparak ve yaşayarak öğrenmelerine imkan sağlamaktadır. Sınıf içi uygulamalardan başlayarak, birey demokrasiyi yaşayarak öğrenir ve içselleştirir.‘‘

‘‘Sınıf ve okul hayatın kendisidir‘‘

Ergin, sınıf ve okulun, hayatın kendisi olduğunu vurguladı. Sınıfta ve okulda öğretilen ve geliştirilen değerlerin kalıcı olduğunu belirten Ergin, ‘‘Eğitilmiş ve temel bazı değerleri içselleştirmiş bireyler,  demokrasi için gerekli olan katılım ve karar verme süreçlerinde gönüllü ve aktif olarak yer alabilirler‘‘ dedi.

Eğitim düzeyi düşük toplumlarda demokrasinin tam ve istenilen şekilde işlemediğini ifade eden Ergin, demokrasi toplumda işletilmek isteniyorsa okula odaklanmak gerektiğini belirtti.

Bakan Ergin, demokrasi kültürüyle ilişkili olan birtakım bilgilerin bireylere öğretilmesinin yeterli olmadığını, bireyin öğrendiği bu bilgileri günlük yaşamında, tutum ve davranışlarıyla da gösterebilmesi ve uygulayabilmesi gerektiğini vurguladı.

Okullar ve okul çevrelerinin, bilgilerin hem öğretilmesi hem de davranışlara dönüştürülmesi için önemli birer yaşam merkezleri halinde olduğunu anlatan Ergin, şöyle konuştu:

‘‘Demokratik toplumlarda hayatın akışı ve kurallar; insan hakları, eşitlik, adalet ve hukukun üstünlüğü dikkate alınarak belirlenir ve uygulanır. Demokratik toplumlarda her birey değerlidir ve önemlidir. Kişi düşüncelerini ifade etmede özgürdür ve her bireyin kendini ifade edebilme hakkı vardır. Tüm özellikleriyle insani değerleri yücelten demokrasi anlayışı ve yaşam becerileri, toplumun her alanında kendini gösterdiği zaman daha anlamlı olacaktır. Bu noktada tüm vatandaşların sorumlulukları vardır. Vatandaşlar bu sorumluluklarını; yine demokratik süreçleri, değerleri ve becerilerini kullanarak yerine getirirler. Bu yönüyle düşünüldüğünde, demokrasi bir yöntem ve yönetim şekli olmanın çok ötesinde, bir yaşam biçimidir.

Güzel bir söz vardır: ‘Demokrasinin bütün hastalıkları, daha fazla demokrasi ile tedavi edilir. Daha fazla demokrasi kültürünü önce bireylerin düşünce ve duygu dünyasına, ardından ailesine, okuluna, çalıştığı kuruma ve topluma kazandırmak durumundayız.‘‘

Muhabir: Haber Merkezi