Özelleştirme değil işgal

Özelleştirme değil işgal

Hükümetin özelleştirme politikasını sert bir dille eleştiren Saadet Partisi Genel Başkanı Kutan, "Yabancılara satılan stratejik kuruluşlarımız siyasi bir tehdit unsuru haline gelecek" dedi. Siyaseti yönlendirirler Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Erdemir, Tüpraş, Petkim ve Telekom gibi milli kuruluşların özelleştirilmesinin tehlikesine dikkat çekerek, "Bu büyük müesseseleri yabancılara verirseniz, onları satın alanlar Türk siyasetini yönlendirmede de baskı yapma imkanına kavuşur" dedi. Recai Kutan "Yabancı sermaye, kâr eden kuruluşları yok pahasına satın almak için ükemize geliyor" şeklinde konuştu. İnat uğruna satılıyor Son derece kârlı, verimli ve Türkiye nin en büyük sanayi kuruluşu olan Tüpraş ın, Avrupa nın en büyük 5 inci rafinerisi olduğunu söyleyen Petrol-İş Sendikası Başkanı Mustafa Öztaşkın ise "Böyle bir kuruluş özelleştirme inadı uğruna satılıyor. İktidar, yargı kararlarına rağmen, toplumla, yargıyla inatlaşma uğruna bu satışı yapıyor. Petrolde özel sektör tekeli çok tehlikeli bir durum" dedi.

ANKARA BÜROSU Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın ve yönetim kurulu üyelerini parti genel merkezinde kabul etti. Tüpraş, Erdemir, Türk Telekom ve Petkim gibi kuruluşların stratejik kuruluşlar olduğuna dikkat çeken Kutan, "AKP Hükümeti, IMF ve Dünya Bankası nın telkinleri ile bu güzide kuruluşlarımızı yabancı tekellere devretmek istiyor. Ancak bu kuruluşlarımız devletin elinden çıkması durumunda alan firmalar Türkiye ye siyasi yönden baskı yapacak imkana kavuşacaklar" dedi. Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın ise, özelleştirme kapsamındaki başta Tüpraş ve Erdemir olmak üzere Petkim, Türk Telekom ve Tekel in satılması ile birlikte ülkedeki ekonomik işgalin tamamlanmış olacağına vurgu yaptı. Petrolün önemine değinen Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, petrole dayalı üretim yapan tesislerin entegre tesis haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak AKP Hükümeti nin bu tesislerin en kârlı bölümlerini parça parça özelleştirme adı altında yabancı tekellere satmak istediğine dikkat çeken Kutan, bunların da IMF ve Dünya Bankası nın telkinleri ile yapıldığını söyledi. Başta Tüpraş olmak üzere Erdemir, Petkim, Türk Telekom ve Tekel in yabancı tekellerin eline geçeceğini dile getiren Kutan, "AKP Hükümeti nin özelleştirme politikalarına yüzde yüz karşıyız. Devlete tüccar gözü ile bakıyorlar. Devlet tüccar olamaz. Bu güzide kuruluşların satılması ile birlikte siyasi tehlikenin yanında bir çok insanımız işsiz kalacak" dedi. Son zamanlarda ülkede bir yabancı furyasının başladığına vurgu yapan Kutan, parti olarak yabancı sermayeye karşı olmadıklarını belirterek, "Ancak bir şartla karşı değiliz. Gelsinler yeni tesisler kursunlar. Bu yatırımları destekleriz, ancak yabancı sermaye ülkeyi sömürmek için ya sıcak para ile geliyor ya da stratejik kuruluşları çok düşük fiyata almak için geliyor. İşte buna karşıyız" diye konuştu. Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın ise kabul sırasında yaptığı konuşmada Tüpraş ın 2004 yılında 16.1 milyar dolar ciro gerçekleştirdiğini, 8.2 milyar dolar vergi ve fon ödediğini ve 491 milyon dolar da kâr ettiğine dikkat çekti. Tüpraş ın AB nin 5 inci rafinerisi olduğu ve modern teknolojiyi kullandığını dile getiren Öztaşkın, böylesine değerli bir kuruluşun özelleştirme inadı uğruna satılmak istendiğini söyledi. Mahkemenin bundan önceki özelleştirme kararını usulsüzlüklerden dolayı iptal ettiğini hatırlatan Öztaşkın, "Ancak aynı zamanda mahkeme Tüpraş ın satışının kamu yararına olmadığı tespitinde de bulunmuştu. Buna rağmen AKP Hükümeti yargı ve toplumla inatlaşırcasına Tüpraş ta yine satış işlemlerini başlattı" dedi. Son 20 yılda yapılan özelleştirmelerden Türkiye nin ekonomik ve sosyal bir yarar görmediğini kaydeden Öztaşkın, ülkenin ham petrole bağımlı bir ülke olduğunu dile getirdi. 2004 yılında akaryakıt da dahil olmak üzere petrole 6.5 milyar dolar döviz ödendiğine vurgu yapan Öztaşkın, şunları kaydetti: "Petrolün her bir damlasını çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun için petrole dayalı üretim yapan tesisleri entegre bir tesis haline getirmemiz gerekirken biz buraların en kârlı bölümlerini parça parça satıyoruz. Akılla bağdaşır bir tarafı yok. Bu sektörü yabancı tekellerin kâr hırsına bırakamayız. Türkiye nin can damarı olan bu stratejik kuruluşların satılması durumunda ülkedeki ekonomik işgal tamamlanmış olacak"

03 Haziran 2005 - Gündem


.
.

Anket

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Coca-Cola fabrikası açmasını nasıl karşılıyorsunuz?


YÜKLENİYOR