1988 yılından bugüne 7 milyona yakın öğrenciyi mağdur eden adaletsiz katsayı sistemi, Danıştay‘ın engeline takıldı. Sınav takviminin işlemeye başladığı bir dönemde verilen iptal kararı, yüzbinlerce öğrenci ve veliyi yeniden 11 yıllık karamsarlığa döndürdü.

Umutlar askıda

Kesintisiz eğitimin en fazla zarar verdiği kurumlardan birisi imam hatip liseleri oldu. İmam Hatiplerin orta kısımlarının kapısına kilit vuruldu. Üniversiteye girişte konan katsayı engeli ise lise kısmına giden öğrenci sayısını iyice azalttı. Öğrenci sayısında yüzde 400‘e yakın düşüşler yaşandı. 2002-2003 eğitim öğretim yılında 64 bine düşen öğrenci sayısı YÖK yönetimindeki değişimin ardından adaletsiz katsayı sisteminin kalkacağı beklentisi nedeniyle 2008-2009 eğitim öğretim döneminde 143 bin 637‘e ulaştı.

Ebubekir GülümKemal Gürüz‘ün başında bulunduğu YÖK yönetiminin 1998 yılında uygulamaya koyduğu haksız katsayı sistemini ortadan kaldıran yeni düzenlemenin yürütmesinin Danıştay tarafından durdurulması, 11 yıldır mağdur olan meslek ve imam hatip liselerindeki sevinci, yeniden hüzne ve endişeye, üniversite hayallerini ise kabusa dönüştürdü. Özellikle son yıllarda adaletsiz katsayı sisteminin kalkmasına yönelik olarak atılan adımlar, bu okullara ilgiyi iyice artırmıştı. Yıllar sonra, imam hatip ve meslek liselerinin kayıt yarışı yaşanmıştı. Ancak sınav takviminin işlemeye başladığı bir dönemde verilen iptal kararı, yüz binlerce öğrenci ve veliyi yeniden 11 yıllık karamsarlığa sürükledi.

Öte yandan haksız ve adaletsiz uygulama nedeniyle; sayısı 7 milyonu bulan öğrenci, ‘katsayı mağduru‘ olarak yükseköğretimin kapısından döndü. Uzmanların hesaplamasına göre, geçen 11 yıllık sürede mezun olması beklenen 500 bin İmam Hatipli ile 6 milyonu aşkın meslek liseli veya genel liseli de farklı katsayı uygulamasının dolaylı olarak mağduru oldu.

64 binden 143 bine çıktı

Kesintisiz eğitimin en fazla zarar verdiği kurumlardan birisi imam hatip liseleri oldu. İmam Hatiplerin orta kısımlarının kapısına kilit vuruldu. Üniversiteye girişte konan katsayı engeli ise, lise kısmına giden öğrenci sayısını iyice azalttı. Öğrenci sayısında yüzde 400‘e yakın düşüşler yaşandı. 1996-97 eğitim öğretim yılında 511 bin 502 olan öğrenci sayısı 1997 - 98‘de 396 bine; bir sonraki yıl ise 307 bine düştü. 2002-2003 eğitim öğretim yılında 64 bine düşen öğrenci sayısı 2003-2004 döneminde beklentiler nedeniyle 90 bine yaklaştı. Özellikle AKP‘nin iktidara gelmesiyle İmam Hatiplere konan engellerin kaldırılacağı beklentisi ve her türlü engele rağmen öğrencilerin son yıllarda elde ettiği başarılar bu okulları yeniden gözde yaptı ve halkın çocuklarını bu okullara göndermeye başlamasına yol açtı.

Buna bağlı olarak İHL‘lerdeki öğrenci sayısı: 2003-2004 öğretim yılında 84 bin 898‘e, 2004-2005 öğretim yılında 96 bin 851‘e, 2005-2006 öğretim yılında 108 bin 64‘e, 2006-2007 öğretim yılında 120 bin 668‘e ve 2007-2008 eğitim öğretim yılında ise 129 bin 274‘e yükseldi. Geçtiğimiz yıl ise 2008-2009 eğitim öğretim döneminde İHL‘lerdeki öğrenci sayısı 143 bin 637‘e ulaştı. Bu öğrencilerin 65 bin 916‘sı erkek, 77 bin 721‘i ise kız öğrenci. AKP, iktidara gelmeden önce 2002 yılında bu sayı 65 bine kadar düşmüştü. Öte yandan cumhuriyet tarihinde ilk defa 2004 yılında 15 ilçedeki İmam Hatip Lisesi öğrencisizlik nedeniyle kapılarına kilit vurdu. Meslek liselerine de katsayı ilgisi

Katsayı uygulaması meslek liselerine olan ilgiyi de azaltmıştı. 1997-1998 eğitim öğretim yılında genel lisede 1 milyon 313 bin 892 (X) öğrenci, mesleki eğitimde ise 949 bin 504 (B) idi. Bu oran 2005-2006 eğitim öğretim döneminde genel liselerde 2 milyon 75 bin 517 öğrenci (c,7) mesleki eğitimde ise 1 milyon 182 bin 637 (6,3) öğrenciye düştü. Ancak ekonomik kriz ve meslek edindirmeyi teşvik girişimleri nedeniyle son 2 yılda

mesleki eğitime yöneliş arttı. Bunun sonucunda ise; 2008-2009 eğitim öğretim yılında mesleki ve teknik eğitimdeki öğrenci sayısı 1 milyon 565 bin 264 (@,7) genel liselerde okuyan öğrenci sayısı ise 2 milyon 271 bin  900 (Y,3)‘e yükseldi. Ancak ortaöğretimde Avrupa Birliği standartlarına göre mesleki eğitimde okuyan öğrenci oranının yüzde 70‘lerde olması gerekiyor. Türkiye, katsayı uygulaması nedeniyle mesleki eğitimde 11 yıl geriye gitti.

Yıllara göre İmam Hatip Liselerindeki öğrenci sayısı

Danıştay‘a kilit

Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğinin ortadan kaldırılmasını isteyen ve Danıştay kararına karşı çıkan sivil toplum kuruluşları, Danıştay önünde protesto gösterisi yaptı.  STK üyeleri, Danıştay‘ın kapısına sembolük olarak kilit vurarak, katsayı konusunda kararından ötürü mahkemeyi protesto etti. Protesto gösterisinde STK üyeleri, Danıştay‘dan meslek liselerinin önünü tıkamayı bırakmasını istedi.

İlme ve eğitime büyük ihanet

Danıştay 8. Dairesi‘nin, İstanbul Barosu‘nun yaptığı gizli başvuru üzerine, üniversiteye girişteki 10 puanlık katsayı farkının yürütmesini oybirliğiyle durdurmasına Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay tepki gösterdi. Omay alınan kararın siyasi olduğunu belirterek, 100 binlerce öğrencinin eğitim hayatını kararttığını söyledi. Omay; "Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir ülkesinde eğitimde böyle oyunlar ve kararlar alınmaz." dedi. Meslek liselilerin önünü tıkamak ilme ve eğitime büyük ihanettir. Çünkü burada okuyan öğrenciler bu ülkenin çocukları ve evlatlarıdır. Böyle çağ dışı bir uygulama olmaz" dedi.

Meclis Başkanı: YÖK hemen çözüm bulsun

TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanı Vekili Mehmet Ali Şahin, Danıştayın üniversiteye girişte farklı katsayı uygulanmasına ilişkin kararın yürütmesini durdurmasından sonra, YÖK‘ün, çok kısa sürede, sınava hazırlanan gençleri rahatlatacak çözüm bulmasını beklediğini söyledi. Mehmet Ali Şahin, televizyonlarda, öğrencilerin kararla ilgili yorumlarını izlediğini bildirerek, "Kararla ilgili çok ciddi tepki ve memnuniyetsizlik var. Dolayısıyla böyle bir noktada mutlaka bir çözüm bulunmalıdır. İstikbalimizin teminatı yavrularımızı ve çocuklarımızı böylesine bir noktada çaresiz, umutsuz bırakmamalıyız. Mutlaka buna bir çözüm bulunmalı" dedi.

Katsayıya bir formül de MHP‘den

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Danıştay‘ın YÖK‘ün farklı katsayı uygulanması kararının yürütmesini durdurmasını ‘kabul edilemez‘ buldu.  "Yeter artık" diyen Vural, kararın meslek okulları ile dengi okullar arasındaki dengeyi iyiden iyiye bozduğunu söyledi.  Sınava az bir zaman kala Danıştay‘ın verdiği kararı kabul edilemez bulduklarını dile getiren Vural, kısa vadede MHP‘nin çözüm önerisini, "Kat sayıyı kaldıralım, başarı puanını esas alalım. Böylece kısa vadede sorunu çözeli." ifadeleriyle açıklarken, önerileriyle ilgili kanun teklifi de hazırladıklarını kaydetti.  Oktay Vural, Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu üyeleriyle birlikte Meclis‘te basın toplantısı düzenledi. Öğretmen olan kişilerin KPSS nedeniyle atamalarının yapılamadığını kaydeden Vural, sınavın kaldırılmasını istedi.

"Cahil cesareti"

Başbakan‘ın ‘faşizmi‘ bilmediği halde konuştuğunu öne süren Oktay Vural, "Başbakan ‘dunnig -kruger‘ (cahil cesareti) sendromuna yakalanmıştır. Bu sendromun tip literatüründe yok. Sosyolojik bir sendromdur ve Nobel ödülü almıştır. Başbakan bilmediği konularda konuşuyor. Bildiğin konu varsa o konuda konuşalım" dedi.

YÖK: Sınav tarihi değişmeyecek

YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Yekta Saraç, ‘‘Üniversiteye giriş sınavı tarihlerinde, şu anki koşullar itibariyle, herhangi bir değişiklik yapılmayacağını‘‘ bildirdi. YÖK Yürütme Kurulunun, Danıştay‘ın YÖK‘ün farklı katsayı kararını durdurmasını görüşmek üzere yaptığı toplantı sona erdi.  Toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Prof. Dr. Saraç, Danıştay İdari Dava Dairelerine itirazın zamanı içerisinde yapılacağını belirterek, ‘‘Danıştay 8. Dairesinin almış olduğu bu kararın, meselenin teknik boyutunun tam olarak anlaşılamamasından kaynaklandığını zannediyoruz. Dolayısıyla bizim bunun Dava İdareleri Kurulunda haklılığımızın tespit edileceğini düşünüyoruz. Bu hususta haklılığımızın orada tescil edileceğine inanıyorum‘‘ dedi. Saraç, ‘‘Üniversiteye giriş sınavı tarihlerinin ertelenip ertelenmeyeceği‘‘ yönündeki bir soruya da ‘‘Şu anki koşullar itibariyle, herhangi bir değişiklik olmayacak‘‘ yanıtını verdi. ‘‘Yapılacak itirazın reddedilmesi ihtimalinin gündeme gelip gelmediği‘‘ sorusu üzerine Saraç, ‘‘Biz Danıştay 8. Dairesi‘nin almış bu kararı, meselenin teknik boyutunun yoğun olması dolayısıyla tam anlaşılamamasından kaynaklandığına inanıyoruz. Dolayısıyla yapılacak itirazımızın bizim haklılığımızın tespit edileceğine inanıyoruz‘‘ diye konuştu. Saraç, YÖK Genel Kurulu toplantısının da daha önce belirlenen tarihte yapılacağını söyledi. ‘‘Yeni bir formül üzerinde çalışmak için itiraz sonucu beklenecek mi‘‘ sorusuna ise YÖK Başkanvekili Saraç, ‘‘Evet çünkü biz itirazımızda haklılığımızın tespit edileceğine inanıyoruz‘‘ cevabını verdi.

Muhabir: Haber Merkezi