Albümde yer alan eserleri titizlikle seçtiklerini belirten sanatçı eşinin de desteğiyle grubun büyüdüğünü, konserlerin ise büyük ilgi gördüğünü söylüyor.
İsmail Uslu, daha çok tasavvuf müziği ağırlıklı çalışmalara yönelmiş bir isim. İki albümü var. Uslu son çalışmasında bir farklılık yapmış ve ilgilisinin karşısına ilginç bir projeyle çıkıvermiş. Grup 571'le çalışmalara başladı ve geçtiğimiz yıl ilk albüm çalışması ortaya çıktı. Sanatçı yönünün yanı sıra eğitimci yönünü de bu albümde ortaya koyan Uslu, çocuklarla geçen iç içe yaşamında sonsuz sevginin önemine ağırlık veriyor.
Minik ellerle gerçekleşen ilk albümde peygamber efendimizin anlatıldığı esere yer veren sanatçı, çocukların yanı sıra büyüklere de hitap etmeyi amaçlıyor. Namazla ilgili eser ise küçük yaşlarda namaz bilinci vermenin gerekliliğini ortaya koyuyor. "İnsanların namaz kılmakta çok zorlandığı" bir dönemde olduğumuzu hatırlatan Uslu'ya göre ailede namaz bilincine vurgu yapmanın, namazı sürekli hatırlamanın ve kılınmasına vesile olmanın önemi çok büyük. Albümde peygamberlerin ele alındığı hareketli eser ise Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden bahsediyor. Çocuklar eseri söylerken yerlerinden duramıyorlarmış ve peygamberlerin isimlerini tek tek sayabiliyorlarmış. Bir eğitimci gözüyle de şunu söylüyor Uslu: "40 dakikalık dersin 4 dakikalık özeti gibi bu çalışma."
Amacımız sağlam nesiller yetiştirmek
Eserleri hazırlarken çocukların ağırlıklı olarak kullandığı ifadelerden yola çıkan sanatçıya göre, çocuk dili kullanıldığında çocuklar daha iyi anlıyor ve beğeni düzeyi yükseliyor. Anonim ilahileri de çocukların dilinden dinleyiciye aktaran Uslu, çocukları bilindik melodilerle yakalamanın önemine de işaret ediyor.
Bir yıl gibi bir süre albümde okunacak eserlerin ve ilahilerin çalışmalarını yaptıklarını söyleyen İsmail Uslu, ilk şarkıları olan "571'de Bir Güneş Doğdu"nun hikayesini şöyle anlatıyor: "İlk şarkımız zaten belliydi; 571'de Bir Güneş Doğdu. Bu arada ilk çocuğu tespit ettim. Dilek o sıra 10 yaşında idi. Çok güzel söylüyordu eseri. Çalışmayı koreografilerle süsledik. Eşim Dilek Uslu devreye girdi, sanat yönetmenliğini yaptı, estetiğe çok önem verdi, görsel yanını oldukça detaylandırdı. Çocuklara olan yakınlığı, onlarla kurduğu iletişim işimi oldukça kolaylaştırdı."
Çocukların hem öğretmeni hem de ablaları gibi olduğunu ifade eden Gülay Hanım, "Sürekli beraberiz. Aslında biz bir aileyiz. Çocukların her biri ayrı bir dünya. Onlarla beraberken her gün yeni keşiflere çıkıyorsunuz. Biyolojik olarak iki çocuğum var ama, hepsi benim çocuklarım gibi oldular" açıklamasını yapıyor.
Manevi, ahlaki değerlerimizi küçük dimağlara yerleştirebilmek ve gelecek yıllara sağlam nesillerin yetişmesini sağlamak, doğru ve güzel insanlar oluşturmak en büyük amacımız değerlendirmesinde bulunan İsmail Uslu, müziğin büyüsünün kolaylaştırıcı bir adım olduğunun altını çiziyor.
Engelli Furkan "engelleri aştı"
Grup 571'in ortaya çıkmasında Uslu ailesinin iki çocuğunun payı büyük. İsmail Uslu'nun keşfi şöyle olmuş: "Önceki yıllarda katıldığım programlarda iki oğlumla birlikte sahne alıyordum. Biri 8 diğeri 9 yaşında idi. Namaz şiirini beraber okuyorlardı. Aralarında fazla yaş farkı olmadığı için ikiz zannediliyordu. Baktım benden fazla alkış alıyorlar, grubun oluşma vaktinin geldiğini anladım. Küçük oğlum da Grup 571'in elemanı. Zor şiirleri bile ezbere okuyabiliyor."
Çocukların hepsinin ayrı bir yeteneği olduğu bilgisini veren Uslu, ses uyumuna dikkat ettiklerini belirterek ekliyor: "Grup 571 sadece ilahi söylemiyor, 4 çocuğumuz çok güzel şiir okuyor. Çıktığımız programlarda "40Yaşındasın" , "Sol Yanım Acıyor" şiirlerini ezbere okuyorlar. Hele grubun -en miniği o bizim maskotumuz oldu diyor Gülay Hanım- Edanur'umuz Peygamberimizi anlatan 40 kıtalık bir şiiri ezbere okuyor. Bazen okurken yoruluyor çünkü henüz 6 yaşında."
Grupta yer alan miniklerle ilgili ise şu bilgileri paylaşıyor Uslu: "Kendi oğlum M. Enes , sonrasında Dilek, şiirleriyle Şeydanur grubun ilkleri. Gizem, Büşra, Betül, Melike, Seda, Serdar (ikisi kardeş ), Kübra, Rana, Safa, K. Muradiye, Furkan, Beyza ve Ali. Hepsinin gruba katılışının ayrı bir hikayesi var. Ama Furkan'ınki apayrı. Furkan klipte de gördüğünüz gibi engelli bir çocuk ama ben ona "engelleri aşmış" diyorum. Çünkü o gerçekten hiçbir engel tanımadan koşup geldi Grup 571'e ve hâlâ da grup çalışmalarında herkesten önce koşuyor, inanılmaz bir azmi ve yaşam enerjisi var. Hayat dolu ve mutlu bir çocuk."
Daha önce çalışmalarını Ankara'da sürdüren İsmail Uslu 4 yıldır İstanbul'da müzik çalışmalarını sürdürüyor. Çoğu kişi onları televizyon programlarından ve video paylaşım sitelerinden tanıyor. Çektikleri ilk klip Youtube'da 250 bin kişiye ulaşmış. "Peygamberler" klibinin ardından "Namaz" klibi hazırlanıyor. Bütün eserlere çekilecek kliplerle de albümün VCD'sinin yapılacağını söylüyor Uslu.
Çocuklara yönelik çalışmalara ilgi büyük. Bir de miniklerin sahne aldığını düşünürseniz ilgi daha da yükseliyor. Peki gruba katılmak isteyenler ne yapıyor? Uslu büyük bir talep olduğunu doğruluyor: "Gerek gittiğimiz konserlerde gerekse bizi bizzat arayarak İstanbul içinden ve dışından yoğun taleple karşılaşıyoruz. Tabi hepsine cevap verebilmemiz mümkün değil. Zaman zaman elemeler yapıyoruz. Bir müzik kuruluşumuz var. Belli yeteneklere sahip olmak yeterli değil, belli aşamalardan da geçmek gerekiyor. Şu an A Takımı diyebileceğimiz 20 çocuğumuzla çalışıyoruz. Konserlere dönüşümlü olarak gidiyoruz, böylece çocukların yükünü de hafifletmiş oluyoruz. Çocuklar 'biz yorulmuyoruz' diyorlar ama sonuçta hepsi öğrenci ve başka mesuliyetleri var."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Kültür Servisi / Türkiye
Etiketler:



