Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu‘nun 260. haftadan beridir sürdürdüğü başörtüsü eylemleri devam ediyor. İnanç Özgürlüğü Platformu adına açıklama yapan İLKDER Üyesi Aysel Yılmaz, eylemleriyle hak ve özgürlükleri adına yüzlerine kapatılan kapıların açılması için çalıştıklarını söyledi.
Gizleyecek bir şey yoksa ortaya çıkar
Dönemin İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Nur Serter‘in ikna odalarına ilişkin son günlerde yaptığı açıklamayı eleştiren İLKDER Üyesi Aysel Yılmaz, "İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Yunus Söylet, yıllardır süren "ikna odaları" suçlamalarına karşı koyan sadece hukuki olarak yasağı uyguladığını söyleyen Nur Serter‘den geçtiğimiz günlerde rektör yardımcılığı görevinde bulunduğu döneme ilişkin ‘ikna odaları‘ ve bu odalarda başörtülü öğrencilere psikolojik baskı uygulandığı iddiaları ile ilgili yazılı, sözlü ve görsel kayıtları göndermesini istedi. Görsel deniliyor çünkü Nur Serter ikna odalarında kaç kişi ile yaptığı belli olmayan ikna konuşmalarını yaparken bunu kameraya kaydediyor. Ama bu kasetleri kimseye vermiyor ve yakacağını söylüyor. Sayın Nur Serter gizleyecek bir şeyiniz yoksa neden bu kasetleri ortaya çıkarmıyorsunuz? Milletvekili zırhı sizi daha ne kadar koruyabilir" diye sordu.
Yılmaz, Malatya‘da ortaya çıkan skandal olaya ilişkinde açıklama yaparak, "YÖK başkanının açıklamalarına rağmen Malatya Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde Nur Serter döneminden kalma ikna odasına benzer bir skandal ortaya çıktı. Fakülte Dekanı Prof. Dr. Göknur Aktay sınava başörtülü giren 13 öğrenci hakkında önce tutanak tutturdu, daha sonraki günlerde öğrencileri tek tek odaya alarak tutanağa imza attırdı. Daha sonra da "birkaç saat başınızı açsanız ne olur?" gibi öğütlerde de bulunan dekan kendisini özgürlüklerden yana bir insan olarak tanımlamaktan da geri kalmadı" dedi. Öte yandan Türkiye Kadınlar Birliği Genel Başkanı Ayşe Serap Şahiner‘de Danıştay‘ın almış olduğu kararı kınadı. Şahin, "Danıştay hukukçu gibi değil, siyasi bir kurum gibi davranmıştır. Gerekçesini de çok komik buluyoruz. Danıştay halkın giyim kuşam serbestliğini koruması, halkın öğrenim özgürlünü koruması, yasakları az özgürlükleri çok konuşması gerekirken, tam tersi bir davranış içine girmiştir. Danıştayı‘n kararı milletin vicdanını yaralamıştır" diye eleştirdi.




