Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Karakuş, ''AB'de, ABD'de, gelişmiş ülkelerde hangi genlere izin verilmişse, biz de o genler için izin aldık'' dedi.
Biyogüvenlik Kurulu'nun, TÜRKİYEM-BİR'in başvurusu üzerine GDO içeren 3 soya fasulyesi çeşidinin hayvan yemlerinde kullanılmasına izin vermesine ilişkin kararın Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanması nedeniyle AA muhabirine bir değerlendirmede bulunan Karakuş, kurul kararında ithalata ilişkin şartların belirlendiğine işaret ederek, bir hafta 10 gün içinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığına risk-kriz eylem planı sunacaklarını, ithalatın ondan sonra başlayabileceğini söyledi. Karakuş, risk-kriz eylem planında, GDO'lu soyaların gemilerle taşınması, depolara ve yem fabrikalarına nakli, ambalajlanması gibi konularda alınan önlemlerin belirtileceğini belirtti. Türkiye'nin her yıl 4,5 milyon ton yem hammaddesi ithal ettiğini, bunun 2 milyon 150 bin tonunu soya fasulyesi, küspesi ve ürünlerinin oluşturduğunu hatırlatan Karakuş, geçen yıl Biyogüvenlik Kanunu'nun çıkmasından sonra soya ve ürünleri ithalatının durdurulması üzerine, yurtiçinde soya sıkıntısı yaşandığını, ellerinde soya stoku bulunanların fiyatları artırdığını, hammaddenin ton fiyatının 500 dolardan 700 dolara çıktığını anlattı.
Fiyat artışı nedeniyle yem sanayicisinin, stokta soya tutanlara fazladan 250 milyon dolar ödeme yaptığını bildiren Karakuş, AB'de, ABD'de ve gelişmiş ülkelerde de kullanılan GDO'lu soya genlerinin yem hammaddesi olarak kullanılmasına izin verilmesi için 4 ay önce Biyogüvenlik Kurulu'na başvurduklarını belirterek, ''Bu genlerle ilgili, AB otoritelerinden, EFSA'dan aldığımız bilgileri Biyogünvelik Kurulu'na sunduk. Yapılan değerlendirmeler soncunda bize izin verildi. Bu değerlendirme 4 ay sürdü. İzin, halen dünyada ticarete konu olan, AB, ABD ve gelişmiş ülkelerde de izin verilmiş soya ve soya ürünlerini kapsıyor'' dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



