Ezan yasaktı, Kur'an öğretilmesi yasaktı, camiler ahırdı. Bunlar ve ardından gelen kanlı 27 Mayıs darbesi yüzünden milletin çoğunluğu CHP'den nefret etmişti. Onun için 'CHP demek garne demektir, guyruk demektir, zam demektir!' sloganı oy getiriyordu. CHP aleyhtarlığı saf Müslümanları O'nun peşine takmıştı. Cömertçe yeni unvanlar veriyorlardı. -Muhteşem Süleyman! -Nurlu Süleyman! Solcularsa 'Morrisson Süleyman' diye yazıp çiziyorlardı. Muhafazakâr kitle, bunu dedikleri için 'bu vatan hainlerini, bu komünistleri' yakalasa bir kaşık suda boğacaktı...
Şu sözü ise derinliksiz Müslümanları mest etmişti. 'Her sabah Kur'ana el sürmeden evden çıkmam!' Kur'an'a el sürmenin ibadet olduğu o Kur'anın hiçbir yerinde yokken haram üstüne böyle bir reklam sözü yazılmıştı. İsim hafızası müthişti. Karnı genişti. İşine yarayanı alırdı. Çünkü 'dün dündü, bugün bugündü'.
Derken 28 Şubat post modern darbesi oldu. Ne beklenirdi? İnsan hakları düşmanı bu darbeye kafa tutsun, karşı çıksın, mağdurların yanında olsun. Hayır O, kafa tutmadı, çanak tuttu... Sevenlerini hüsrana uğrattı. Menderes'in değil, Bayar zihniyetinin devamıydı. Çünkü İttihatçı Celal Bayar, bir keresinde milliyetçi gençlere şöyle demişti: 'Sizin CHP'ye muhalif olduğunuz noktada ben, CHP ile beraberim!' Zaman, bir adamın asıl çehresini gösterecekti. Fötr düşecek kel görünecekti. Bir adam, milyonları kandırmıştı...
Rahim Er TÜRKİYE


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



