milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

28 Şubat’ın yıldönümünde Erbakan’ı hâlâ anlayamamak
28 Şubat'ın yıldönümünde Erbakan'ı hâlâ anlayamamak

1 28 ŞUBAT 2010
PAZ 00:00

[-] Normal [+]
  • Özel Dosyalar
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

28 Şubat'ta ortaya konan basın ve yargı brifingleri; Ali Kalkancı, Fadime Şahin, Müslüm Gündüz senaryoları ve aradan geçen bu kadar zamanda ortaya çıkan tüm gerçeklere rağmen, hâlâ 28 Şubat'ı ve Sayın Erbakan Hoca'yı anlayamamak art niyetli olmaktan başka bir şey değildir.

  • 28 Şubat'ın yıldönümünde Erbakan'ı hâlâ anlayamamak -

Gerçek mümin feraset sahibi bir insandır ve öyle de olması gerekir. Fakat öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki; Hakla batılı, doğru ile yanlışı anlayamayan nasıl mümin olur diye düşünmek durumunda kalıyoruz çok zaman... İnanca ve insanlığa karşı yapılan 28 Şubat gibi tarihi bir vak'ayı değerlendirirken çok açık bir zulmü idrak edememek ne büyük bir gaflettir...

Zulmü ve zalimi anladık. Fakat kendini mümin safında gören, ben de Müslümanlardanım diyen bir kimsenin, zalimi ve zulmü telin edeceğine, mazlum durumundaki Müslümanları suçlamak için elinden geleni yapması, ağzına geleni söylemesi ne büyük bir vebaldir. Bu yazımızda o günün Başbakanı ve en büyük mağduru olan muhterem Erbakan hakkında bilip bilmeden rastgele söylenen, dolaylısı ile suçlanmaya çalışılan bir kaç konuya inşaallah açıklık getirmeye çalışacağız. Öncelikle şu hususu belirtmeliyiz ki, 28 Şubat'taki "Post-Modern Darbe"nin dış destekli olduğu ve yerli işbirlikçilerle ortaya konduğudur.

Sürecin başlangıç tarihi, 28 Şubat 1997 değil, 15 Ekim 1996'dır. 28 Şubat'ın startı, ABD Dişışleri Bakanlığı'nın gönderdiği çok gizli bir yazıyla verilmiştir. Adı geçen yazı da "Refah-Yol Hükümeti'yle birlikte Erbakan artık Batı'dan iyice kopmuştur. İslâm ülkeleri ile ciddi adımlar atmaya başlamıştır. Erbakan, D-8 ile birlikte büyük bir İslâm birliğine doğru ilerlemektedir. Tüm bunlar ABD'nin çıkarlarının zıddına olan gelişmelerdir. Size söylediklerimizi başaramazdınız. Artık Erbakan bir şekilde uzaklaştırılmalıdır."

Ve yine, Fransa Yüce Mason Konseyi'nin 14 Şubat 1997'de Paris'de aldığı kararlar Türkiye Büyük Mason Locası üstadı Nacip Anduru'ya gönderdiği mektupta "kardeşce" isteklerde bulunur. Refah Partisi'nin iktidarı bırakmaya mecbur edilmesi için gereken bütün tedbirlerin alınmasının istendiği mektupta şu talimatlar verilir: "Refah Partisi'nin itibarının tamamen yok olması ve seçmenlerinin ümidini kaybetmesi ile neticelenecek siyasi bir konjönktürü oluşturun. Masonluk aleyhindeki İslâmcı basına ekonomik, siyasi ve adli baskılarla mâni olun. Dönekleri cezalandırın. Mason olmayanları tapınağa sokmayın." Talep ve telkinlerinde bulunulmuştur. Yani, ortaya konan iş sıradan bir şey değil, organize harekettir.

Adam kalkmış hâlâ masaya yumruk vurmadan bahsediyor. Zaten onların niyeti bıktırıp hükümetten çekilmelerini temin etmektir. 28 Şubat'ta hükümete, esasında Başbakan Erbakan'a dayatılmaya çalışılan ve kabul edilmeyerek imza edilmeyen 18 maddelik, hepsi de biri birinden kötü olan şartlar, kabul edilmemiş ve hiç biri de uygulamaya konulmamıştır. Zaten bunlar kabul edilmiş olsaydı hükümetin istifasına gerek kalmayacaktı.

Bahsi geçen Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Sayın Başbakan dokuz buçuk saat teek başına mücadele ederek memleket ve milletin menfaatini savunmak suretiyle gerçek bir devlet adamı olduğunu isbat etmiştir. Yoksa daha sonraki yıllarda Sezer'le-Ecevit arasında geçen Anayasa kitabını fırlatma neticesi memleketi iflasın eşiğine getirildiği gibi bir olaya sebep olsa idi daha iyi mi olacaktı?

Bütün baskı ve yıpratma hareketlerine rağmen, o günkü hükümet dört aydan fazla daha devam etmiş; baskı, şantaj ve satın almalarla hükümet ortağı bir partiden 50-60 milletvekilinin istifa ettirilmesi neticesi Başbakan Erbakan Demirel'e, koalisyon anlaşması gereği yerine Tansu Çiller'in atanması talebi ve yeni hükümet için yeterli milletvekili imzası ile istifasını sunmuştur.

Demirel'in ise, Çiller yerine işbirlikçi Mesut Yılmaz'a hükümeti vermesi neticesi Refah-Yol Hükümeti'ne yaptıramadıkları zulüm uygulamalarının hepsini yaptırdıkları bir gerçektir, 28 Şubat Post-Modern darbesi ile memleketin milli ve mânevi yapısı tahrip olurken, o günkü hesaplara göre memleket iki yüz milyar dolardan daha fazla maddi zarara uğratılmıştır.

Yazımızın başlığında ifade ettiğimiz "Erbakan Hoca'yı anlayabilmek veya hâlâ anlayamamak" durumu günümüzde dahi kısmen devam etmektedir maalesef.

'Türkiye'de iki zihniyet savaş halinde'

Meselâ; 1) Diyanet'te görev yapan veya emekli olmuş muhterem hocafendilere Ramazan'da niye iftar verilmiş?

O makamlara yıllardır bu milletin örf ve inancı ile hiç bir alakası olmayanlar davet edilip her türlü iltifata mazhar olunca iyi idi de, bir kaç alimin davet edilmesi mi kötü oldu? Benzeri davetleri daha önceleri Demirel de yapmıştı.

2) İşçi, memur ve emekliye bir seferde yüzde ellinin üzerinde, Bağkurluya yüzde üç yüz zam verirken iyi idi de, TSK'deki özel durumları olan bazı meslek gurubuna yüzde yetmiş civarında zam verilmesi mi yanlış idi ?

3) 1974'de kurulan CHP-MSP Hükümeti zamanında sayıları altmış civarında olan ve Nihat Erim Hükümeti tarafından orta kısımları da kapatılmış bulunan İmam-Hatip Okulları'nın orta kısımlara dahi açılarak ve Lise statüsüne kavuşmuş durumda sayılarını altı yüz rakamına çıkararak, yüzbinlerce hayırlı neslin yetiştirilmiş olması görmezden gelinerek "Erbakan İmam-Hatipler arka bahçemiz dedi" yalanını sakız edip çiğneyenler hiç Allah'dan korkmuyorlar mı?

İşte 'İmam-Hatipler arka bahçe' gerçeği. Bakalım bu sözü kimler söylemiş?

"Sayın Erbakan, siyasi hayatının hiç bir döneminde, hiç bir özel ve genel toplantıda İmam-Hatipler için "onlar bizim arka bahçemiz" sözünü söylememiştir. Tam tersine İmam-Hatip'lileri baştacı olarak görmüş, bu okulları hep övmüş, oğlunu da bu okullarda okutmuştur. Sayın Şevket Kazan'ın kaleme aldığı "Refah Gerçeği' kitabının 3. cildinin 395. sayfasında açıkça ifade edildiği gibi "İmam-Hatip okullarının Refah Partisi'nin arka bahçesi" olduğu iddiasını ilk defa ortaya atan kişi Milliyet Gazetesi yazarlarından Yalçın Doğan'dır. Akabinde Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit' vardır. (Hasan Karakaya, Vakit: 18.08.2004)

"İmam Hatip mezunları üniversitelerde genellikle hukuk ve kamu yönetimini tercih ediyor. Oradan İçişleri, Emniyet ve Adalet birimlerine yerleşiyor. Refah Partisi'nin kadroları buralarda oluşuyor. İmam-Hatipler gerçekte RP'nin arka bahçesi..." (Yalçın Doğan 13.11.1996 Milliyet)

"Türkiye'de iki zihniyet savaş halindedir. Bu iki zihniyetin bir kutbu CHP çizgisi, diğeri ise RP çizgisidir. Biri ister ki okullar dinsiz ve milliyetsiz bir nesil yetiştirsin. Diğeri İmam-Hatip'ler onların arka bahçesi, mücahitler olsun." (Mesut Yılmaz, 3.4.1997 Hürriyet)

"Kesintisiz 8 yıllık eğitim rejim için önemlidir. İki ayrı kuşak yetiştiriyor. Erbakan, İmam-Hatip okullarını kendi fidanlığı gibi görüyor. Bu okullar Refah Partisi'nin arka bahçesi olmamalı." (Bülent Ecevit 24.4.1997)

4) Adam tutturmuş "Erbakan İsraille anlaşma yaptı" diye.

Be adam bilmeden niye konuşursun. İşte gerçek:

26 Haziran 1997 tarihli Meclis toplantısında Çekiç Güç görüşmeleri yapılırken ANAP'lı Mehmet Keçeciler'in iddialarına cevap veren DYP'li eski Millî Savunma Bakanı Turhan Tayan, "İsraille Askeri Eğitim Anlaşması'nın Refhayol dönemine ait olmadığını verdiği bilgilerle ortaya koyuyor. Bu anlaşmanın 24 Şubat 1996'da imzalandığını kaydeden Tayan, "Ve yine 18 Nisan 1996'da yani, Sayın Keçeciler'inde Bayındırlık ve İskan Bakanı olarak Bakanlar Kurulu'nda bulunduğu Bakanlar Kurulu Kararı'na imza attığı bir dönemde yürürlüğe girmiştir." diyor.

Bu yazı ile 28 Şubat zulmünün en büyük muhatabı Muhterem Erbakan Hoca ile ilgili bazı konuları izah etmeye çalışmış olduk. Aslında 28 Şubat kitaplık, Erbakan hocanın müsbetleri ise ciltlerle kitaplık bir konudur.

Hasılı Refahyol Hükümeti yanlışlarından değil, milli ve manevi yöndeki hayırlı hizmetlerini önlemek isteyenlerin çabaları ile yıkılmıştır. 28 Şubat cuntasının boy hedeflerinden o günün İçişleri Bakanı Meral Akşener'in şu meşhur sözünü burada ifade etmeden geçemeyiz. Akşener, "Bırakın hocaların davetini falan, bunlar hiçbir şey olmasa da bunu yapacaklardı." demişti.

Refahyol Hükümeti'nin kurulmasına karşı çıkarak o gün DYP'den istifa eden ama bugün Erbakan hocadan geçmişte olanlar için özür dileme erdemini gösteren eski Manisa Milletvekili Sayın Tevfik Diker'in yaptığı, yapması gereken ve daha önemlisi Erbakan hocadan helallık dilemesi gereken ben de Müslümanlardanım diyen çok kimse bulunmaktadır.

28 Şubat'ta ortaya konan basın ve yargı brifingleri; Ali Kalkancı, Fadime Şahin, Müslüm Gündüz senaryoları ve aradan geçen bu kadar zamanda ortaya çıkan tüm gerçeklere rağmen, hâlâ 28 Şubat'ı ve Sayın Erbakan Hoca'yı anlayamamak art niyetli olmaktan başka bir şey değildir.

28 Şubat’ın yıldönümünde Erbakan’ı hâlâ anlayamamak yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : 28 Şubat'ın yıldönümünde Erbakan'ı hâlâ anlayamamak28-02-2010
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Özel Dosyalar bölümü’nde 28.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: İsmail Karakuzu / Malatya / Türkiye
  • tags Etiketler: erbakan, 28 şubat, dosya,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    2. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    3. Panorama 2011
    4. Panorama 2011
    5. Panorama 2011
    6. Panorama 2011
    7. Panorama 2011
    8. Umut olmak güzel bir duygu
    9. İşte Libya gerçeği!
    10. Nijer günleri
    1. Irak ve Libya'daki hatalar Suriye'de yapılmasın
    2. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    3. Umut olmak güzel bir duygu
    4. Panorama 2011
    5. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    6. Arap Baharı günlerinde Beyrut (2)
    7. Arap baharı günlerinde Beyrut (1)
    8. İşte Libya gerçeği!
    9. Nijer günleri
    10. Panorama 2011
    1. Arap baharı günlerinde Beyrut (1)
    2. Arap Baharı günlerinde Beyrut (2)
    3. Irak ve Libya'daki hatalar Suriye'de yapılmasın
    4. Nijer günleri
    5. İşte Libya gerçeği!
    6. Umut olmak güzel bir duygu
    7. Panorama 2011
    8. Panorama 2011
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. Para içinde yüzen bir adam
    2. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    3. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    4. Nijer'de hayat yine de güzel
    5. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    1. Para içinde yüzen bir adam
    2. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    5. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Müslümanlar dünyada söz sahibi olacak
    3. Kıbrıslı Türkler'in sabrı taşıyor
    4. Görsel Yönetmenimiz Bilal Ay ile Milli Gazete'nin yeni yüzüne dair
    5. Ölülerimiz bile mağdur oldu
    6. Çözüm konfederasyondur
    7. 1.5 milyarlık dev uyanmalı
    8. Avrupa'nın krizi, hak edilmeyen refahın faturası
    9. Noel’e değil Fethe koşuyoruz
    10. Müslümanlar uyanıyor
    1. Ölülerimiz bile mağdur oldu
    2. Büyükelçiliğe müdahale Türkiye'ye meydan okumaydı
    3. Dünya müslümanları birleşirse Keşmir kurtulur
    4. Batı'da ahlak Doğu'da terör sorunu var
    5. PKK profesyonel yardım alıyor
    6. Avrupa batışın eşiğinde
    7. Korsanların o kadar gücü yok
    8. Müslümanlar dünyada söz sahibi olacak
    9. 1.5 milyarlık dev uyanmalı
    10. İmece sistemiyle tüm krizleri yenebiliriz
    1. Korsanların o kadar gücü yok
    2. Kapitalizm, kendi krallığını yok ediyor
    3. Batı'da ahlak Doğu'da terör sorunu var
    4. PKK profesyonel yardım alıyor
    5. Dünya müslümanları birleşirse Keşmir kurtulur
    6. Sultanların sohbete katıldığı dergah
    7. "Yine Yeniden Milli Görüş"
    8. İmece sistemiyle tüm krizleri yenebiliriz
    9. 'Sultan baba' rahmetle anılıyor
    10. Avrupa batışın eşiğinde
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek