"Dönünce bütün gövdesiyle döndü bir bu anlaşılsaydı son yüzyılda bir bilinebilseydi nedir veche" [İsmet Özel]
1) Kusursuz bir ifade kabiliyetine sahip olan Resûlullah (sav), hayatı boyunca sadece gerçeği söylemiş ve söylediklerini harfi harfine yaşamıştır.
2) Gönlü zengindi. Affetmeyi sever, kimseyi incitmez, düşmanlarının dahi iyiliğini isterdi. Kur'ân-ı Kerim'de O'nun bu meziyetinden övgüyle bahsedilir ve şöyle buyrulur: "Eğer kaba, katı kalpli olsaydın muhakkak ki insanlar çevrenden dağılır, giderlerdi." [Al-i İmran, 3/159] O, insanların kusurlarını yüzlerine vurmaz, tenkitlerini isim vermeden yapardı.
3) O asla geçici sıkıntıları dert edinmezdi. Diğer Müslümanlara da kanaatkâr olmayı, hayata daima iyimser bakmayı tavsiye ederdi.
4) Giyiminde temizliğe ve sadeliğe önem verir, lüksten kaçınır, bununla birlikte dağınık olmaktan da hoşlanmazdı.
5) Temizliği "imanın yarısı" sayardı. Bizzat kendisi temiz olduğu gibi bu alışkanlığı etrafındakilere de kazandırmaya çalışırdı.
6) Yeri gelince bir yiğit, yeri gelince son derece halim selim idi. Herkesin durumuna göre muamele edip, iltifat ederdi. Bu sebeple herkes, kendisini Resûlullah'ın (sav) en yakını zannederdi.
7) Toplulukla yemek yemeyi severdi. Yemeğe besmele ile başlar, sağ elini kullanır, tıka basa yemez, doymadan sofradan kalkar, yemekten önce ve sonra ellerini yıkardı. Sağlığa zararlı ve dinen haram olan veya kokusuyla çevresindekileri rahatsız edecek şeyleri yemez; bunların dışında hiçbir yemek için "sevmiyorum" demezdi. Sofra kurallarına adabına daima uyar, bu konuda çevresindekileri de sabırla ve nezaketle eğitirdi.
8) Adaleti titizlikle korur; insanlara sırf mevki ve makamlarına göre muamele etmezdi. Aksine fakirlerin, kimsesizlerin, yetimlerin, hastaların, gariplerin, çocukların daha çok ilgi ve mutluluğa muhtaç olduklarını bilir ve bunu onlardan esirgemezdi.
9) Kibirlenmekten nefret eder, kibirle imanın bir kalpte birleşemeyeceğini söylerdi. Kimseye karşı büyüklük taslamaz, fakat düşmanların karşısında da ezilip küçülmezdi. Otoritesini sürdürmek için sunî ve zorlama tedbirlere başvurmazdı.
10) Dalkavuklardan, iki yüzlülerden, insanları yüzlerine karşı övenlerden hoşlanmaz, onlara karşı tavrı uyarıcı ve sert olurdu.
11) Kendisine bir ilah ilâh gözüyle bakılmasına asla razı olmaz; kendisinin de bir insan olduğunu, sadece Allah'ın korumasıyla hata ve günahtan kurtulabileceğini samimiyetle ifade ederdi. Önce kul, sonra Resul olduğunu hiç unutmazdı.
12) Halkın arasına katılır; insanlarla olan ilişkilerini herhangi bir insan gibi sürdürür; hastaları, dostlarını, komşularını ziyaret eder; Müslümanların acı ve tatlı günlerini paylaşmaktan geri kalmazdı.
13) İş ve hareketlerinde taşkınlık yapacak karakterde değildi. Hayatı boyunca aşırılık ve taşkınlık yapmamıştır.
14) O, kötülüğe kötülükle karşılık vermezdi. Aksine kusurları affederdi. Bir yerde bir kusur görse yüzünü çevirirdi. Bir şeye kızarsa Kuran'a uymadığı için kızardı. Bir şeyi beğenirse Kuran'a uyduğu için beğenirdi. Allah'ın emirleri çiğnendiğinde sessiz kalmaz muhakkak sert tepki gösterirdi.
15) Kendisi, insanların en lütufkârıydı. Kendisinden bir şey soranı can kulağıyla dinler bütün vücuduyla ona yönelirdi. Karşısındakinin sözünü kesmezdi. Soru soran ayrılıp gitmedikçe Resûlullah (sav) onu terk etmezdi oradan ayrılmazdı.
16) Cimri değildi, kendisinden bir şey isteyen ümit içinde olurdu. İhtiyacı olanların ihtiyacını yerine getirmeye çalışırdı. Bir kimse Peygamberimiz (sav) ile tokalaşsa, tokalaşan kişi elini çekmedikçe O, elini çekmezdi. Hiçbir ikramı ve hediyeyi küçümsemezdi.
17) Bir topluluğun yanına gittiğinde ba__ş tarafa geçmez, boş bulduğu yere otururdu. Özel bir sarayı, tahtı olmayan Peygamberimiz (sav), nerede oturursa otursun diğer insanlarla aynı hizada otururdu.
18) Zengin-fakir, genç-yaşlı ayırt etmez, yardım isteyen herkese yardım ederdi. Bazen bir çocuk gelir Resûlullah'ın (sav) elinden tutar, istediği yere götürürdü. Bazen de bir hizmetçi gelir, herhangi bir konuda yardım ister, Peygamberimiz (sav) ona da hayır demezdi.
19) Bir devlet başkanı, bir ordu komutanı, bir öğretmen, bir imam olmak gibi pek çok görevi üstlenen ve hayatın içinde olan Hz. Muhammed (sav), hayâ bakımından bir genç kızdan daha hayâlı idi. Güzel görmediği, bulmadığı bir şey bir şey yüzünden anlaşılırdı. Bu görevleri yapması, O'nun (sav) yırtıcı, mütekebbir, saygısız, ukala olmasını gerektirmemişti.
20) Dönünce bütün gövdesiyle dönerdi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



