Yine geldi gündeme oturdu. Ermeni soykırım tasarısı Amerikan Kongresi‘ne, Temsilciler Meclisi‘ne geldi...
Başkan Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton‘a ‘1915, soykırım mıydı, değil miydi?‘ sorusunu sorarsanız, ‘soykırımdı‘ cevabını alırsınız. Zaten Senato‘da bu konudaki oylamalardaki sicilleri bunu ortaya koyuyor. Ancak, Başkan ve Dışişleri Bakanı sıfatlarıyla ‘ahlâki yükümlülük‘lerinden ‘Realpolitik‘e yönelmelerinin anlaşılır bir gerekçesi var: Türkiye ile Ermenistan arasında, Hillary Clinton‘un sağdıçlığını yaptığı ‘protokoller‘. ‘Protokoller‘in daha uygulanma aşamasına geçmemesi ve özellikle Türkiye‘nin ‘oyunbozan‘ görüntü vererek bunu zorlaştırmasının Washington‘da yarattığı rahatsızlığa rağmen, çıkmadık candan umut kesilmez misali, tedavülden kalkmamış olmaları, şu an Türkiye‘nin en büyük avantajı.
Bir de, ‘tasarı‘nın aslında Diaspora‘nın ‘Protokoller‘i vurma amacına yönelmiş olması da, Amerikan Yönetimi‘nin tavrında etkili olacak. Bir başka deyimle, Amerikan iç politikasının zorlamasıyla gündeme gelen tasarının amacı, Diaspora‘nın Türkiye-Ermenistan ‘Protokolleri‘ni vurması olunca, bu ‘Protokoller‘e ‘stratejik hesaplar‘ ile kefil olan ABD Yönetimi, çıkarını tasarıyı karşı koymakta görecek.
World Politics Review adlı Amerika kaynaklı internet blogu durumu gayet güzel yansıtıyor: "Ermeni Soykırım karar tasarısı yapıcı bir baskı uygulaması değil, tek taraflı bir provokasyondur. Yavaş yavaş ilerleyen Türk-Ermeni yakınlaşmasının darmadağın olmasını tercih eden bir iç seçmen kesimi tarafından harekete geçirilmiştir. Ankara bunu bilmekte ve gerçeği söylemek gerekirse Ankara‘nın iddia ettiğinden Ermeni diasporası üzerinde çok daha az etkisi bulunan Erivan‘a karşı koz olarak kullanmaktadır. Ama eğer tasarı Temsilciler Mecli-si‘nden geçerse, Türkiye muhtemelen süreci tümüyle terk edecek ve Ermeni muhatapları tarafından ihanete uğradığı duygusuna kapılacaktır. Dış politika, nihaî olarak, öncelikleri belirlemek eksersizidir. ABD‘nin, geçmişle gölge boksu yapmaktansa, Ortadoğu ve Güney Kafkasya‘da göz önünde tutacağı çok daha önemli meseleleri var."...





