Aytekin Gezici, politik kurgu romanında Abdullah Öcalan’ın yakalanması öyküsünü farklı bir açıdan değerlendiriyor. "İmralı Firarisi" gizli servislerin oyunlarını ortaya koyuyor. Öcalan’ın firarı noktasında yeni iddiaları romana taşıyan Gezici, küresel oyun kurucu gizli servislerin adeta ‘beynini’ okuyor.
KÜLTÜR SERVİSİ
"Bize niye Apo'yu verdiler onu hâlâ ben de bilemiyorum..." (Bülent ECEVİT) "Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye getirme operasyonunda bir başarı varsa, sonradan elimizde patlayacak olan paketi neden aldığını bilmeyen, uçağa koyup getirenlerde değil, niye verdiğini bilenlerdedir. Gerçek operasyon budur ve hakiki operasyoncular da paketi teslim edenlerdir. Türkiye'nin aldatıldığı ve zokayı yuttuğu bir operasyonu kendi açımızdan başarılı saymak saflığın da ötesinde bir şey..." (Mehmet EYMÜR)
Atasagun, Çankaya Köşkü’nden ayrıldıktan sonra yeniden konutuna, kendisini beklemekte olan CIA yetkililerinin yanına döndü. "Tamam" dedi, "Abdullah Öcalan sağ olarak getirilecek ve yargıya teslim edilecek. Bağımsız Türk yargısı kendisini en adil bir şekilde yargılayacak."
Asrın gizli servis operasyonu işte bu sözlerle başlamış oluyordu. İki gizli servis arasında hemen oracıkta bir kâğıt üzerinde basit bir protokol yapıldı. Protokol içinde şunlar yazıyordu:
"Abdullah Öcalan’ın ele geçirilerek Türkiye’ye getirilmesinde Türk gizli servisi MİT ile Amerikan gizli servisi CIA birlikte ve ortak bir operasyon yapacaklardır. Öcalan sağ olarak ele geçirilip adil bir şekilde yargılanacaktır."
Oturulup bir hazırlık planı yapıldı. Her şey bir anda gelişti. Öcalan, operasyonuna ad bile konmadı.
Aytekin Gecizi, güncel gazeteciliğin içinden gelen bir isim. Hafızası olayları sadece saklamakla yetinmiyor, olayların sis perdesini aralıyor, gösterilmeyenleri araştırıyor. Dönemin Başbakanının bile ‘bilgisizliğini’ açık ettiği bir olayın boyutlarını ortaya seriyor. Gezici, daha önce hazırladığı tv programlarında yollara düşerken bu kez iz peşine düşüyor ve İmralı firarisinin hangi süreçler sonucu teslim edildiğini, CIA’nın hangi hesapla planlar hazırladığının ipuçlarını bilimkurgu roman tarzında veriyor. Kitap Abdullah Öcalan’ın yakalandığı ‘söylenen’ dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in "Bize niye Apo'yu verdiler onu hâlâ ben de bilemiyorum..." açıklaması ile başlıyor.
Öcalan’ın ABD tarafından Türkiye’ye teslimine karar verildiğinin Türk yetkililere MİT aracılığıyla ilk kez bildirildiği günün öyküsüyle gelişen süreç İşadamı Cavit Çağlar’ın uçağında yaşanan ve " Abdullah Öcalan memlekete hoş geldin" cümlesiyle devam ediyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 12 Ağustos 2005’de gerçekleştirdiği tartışmalı Diyarbakır gezisinde yaşanan ve konuşulanların öyküleştirildiği bölümün ardından Öcalan’ı İmralı Cezaevinden kaçırmaya hazırlanan PKK’lı grubun bir Yunan adasındaki hazırlıklarına geçiliyor. Kitapta şu soruların da cevapları veriliyor:
Öcalan’ın avukatlarının artık rutin hale getirdikleri İmralı ziyaretlerinde yapmayı düşündükleri değişiklikten neden son anda vazgeçiliyor?, Murat Karayılan’ın MOSSAD’la kurduğu bağlantı ile Abdullah Öcalan’ın kaçırılması planları yeniden şekillendiriliyor, MOSSAD’a bağlı KİDON elemanlarının gerçekleştirdiği nefes kesen operasyon nasıl sonuçlanıyor?
Kitabın en çarpıcı bölümüyse Öcalan’ın firarının ilk nasıl duyurulduğuyla ilgili olanı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu haberi binlerce kilometre uzaktaki bir ülkenin Devlet Başkanından alma ihtimali okuyucunun merakını fazlasıyla gıdıklayacak cinsten.
Peki İmralı’dan kaçan Öcalan’ın peşine takılan Türk istihbaratı nasıl çalışıyor. Lübnan, Kuzey Irak ve Yunanistan’da devam eden sıcak takip nasıl sonuçlanıyor?
Abdullah Öcalan Mossad tarafından Yunanistan’a kaçırılır ve Başbakan Tayyip Erdoğan bu haberi George W. Bush’tan öğrenirse neler olur? Öcalan kaçırıldıysa, İmralı’da şu an yatmakta olan mahkûm kim? Öcalan’ın vücuduna mesken değiştirdiği sinyalini veren çipi hangi ülkenin istihbarat örgütü yerleştirdi? Ülkemiz sınırları içinde oynanan ve bizim ancak sağır sultandan sonra haberini aldığımız oyunlar neler?
Türk ve dünya siyasetini alt üst eden ve bir anda politikanın merkezine oturan Abdullah Öcalan’ın kaçırılma olayı, solukları kesen bir kurguyla, ancak gerçeğe taş çıkaran bir inandırıcılıkla yer buluyor "İmralı Firarisi"nde. Aytekin Gezici kitabında "İstihbarat örgütlerinin, gizli servislerin, ismi karanlıkta kalmış kişiliklerin Öcalan’ın İmralı’dan firarı etrafında düğümlenen nefes kesici maceralarını okuduğunuzda gerçekle kurmaca arasında yolunuzu zor bulacaksınız.Hiçbir şeyin imkânsız olmadığı günümüzde Öcalan’ın kaçırılma ihtimali de mümkünler listesine katılacak ve artık başınızı yastığınıza biraz daha tedirgin koyacaksınız." diyor. Akis Kitap’tan çıkan eser, artık iyice girift hale gelmiş bir bölgede büyük aktörlerin oynadığı büyük oyunun parçaları okuru şaşırtıyor. Bir roman şeklinde gelişse bile, işin gerçekle temasını keşfetmek zor değil.
Az gelişmiş ülkenin taze soğanı
Aytekin Gezici'nin 'artakalan zamanlarında' kaleme aldığı gülmece öykülerinden oluşan kitabı 'Az Gelişmiş Ülke'nin Taze Soğanı' yakın bir zamanda tüm kitapevlerinin raflarında yerini alacak. Gezici'nin uzun süredir yayınlanmayı bekleyen kitap dosyası önceki yıllarda pek çok kez matbaa aşamasına kadar gelmiş ancak bir türlü yayınlanmaya imkan bulamamıştı.
Kitap Nobel Kitabevi tarafından piyasaya sunulacak. Türkiye genelinde dağıtımı da aynı yayınevi tarafından gerçekleştirilecek kitaba ulaşmak isteyenler yazarın aytekingezici@hotmail.com adresli e-posta adresini kullanabilirler. Tel: (0212) 243 61 82 – 84 – 99


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için 


