Kaybolan el sanatları bu çarşıda yaşatılıyor

İZMİR'in tarini Kemeraltı Çarşısı'nda bulunan 370 yıllık Başdurak Camii, restore edildi. Cami altındaki dükkanlar da yenilenerek Turistik El Sanatları Çarşısı kuruldu. 8 dükkanda satışla beraber seramik, nazar boncuğu, çini, tezhip, çömlek, keçe tasarımı, sedef ve hat sanatı eğitimi veriliyor. Başta turistler olmak üzere ziyaretçiler, kaybolmaya yüz tutan el sanatlarına, her bir ürünün hikayesine büyük ilgi gösteriyor.

İzmir'deki Kemeraltı Çarşısı'nda 1652 yılında inşa edilen Başdurak Cami'ni restore ederek Turistik El Sanatları Çarşısı olarak kiraya veren İzmir Ticaret Odası el sanatları ürünleri hazırlayıp satışını yapan üreticileri bir araya getirdi. 370 yıllıkbinada tarihi dokuyla içiçe İzmirli sanatseverleri ağırlayan 8 dükkan sahibi seramik, nazar boncuğu, çini, tezhip, çömlek, keçe tasarımı, sedef ve hat sanatı icra ediyor. Projenin 3 ay önce hayata geçirildiğini ve çarşıda yer alacakların titizlikle incelenerek seçildiğini anlatan keçe tasarımcısı Yalçın Ayarcıoğlu, çarşıda standart bir satış noktasından daha fazlasının düşünüldüğünü söyledi. Ayarcıoğlu, şöyle dedi:

"Burası sadece satış noktası değil. Bir workshop ve sunum odası da hazırlandı. Bu odada sergi, eğitim gibi etkinlikler yapılıyor. Herkesin hedefi satış ama bir üst aşamada bunu yapacağız. Bu çarşının bizim için avantajı, burada sunulan ürünlerin çok eski hikayelerinin olması. Türk geleneklerinin önemli mihenk taşlarını sanatseverlere sunuyoruz. Tarihle buluşmak için burası bir seçenek. Özellikle yabancı misafirler çok daha fazla ilgi gösteriyor. Çünkü onların bu kadar derin bir geçmişi olan el sanatları kültürü yok. Kemeraltı'nda bu el sanatlarının bir arada sunulduğu bir yer yoktu. Biz burada olmaktan mutluyuz. Çarşıya gelenler o işi yapan insanlarla tanışıp işin ruhunu yakından tanımış oluyor. Sadece satış yapmıyor işimizi de anlatıyoruz."

El sanatlarının güncellenerek yaşatılmasını istediklerini vurgulayan Ayarcıoğlu, "Gelişen dünyada keçe kullanımı azaldı. Ama bu sanatın yaşatılması için güncellenmesi gerekiyor. Bunu günümüz yaşamının bir parçası haline getirebiliriz. Organik yaşam sadece beslenmek ile alakalı değil. Bir bluz alırken yüzde yüz pamuk mu diye bakıyoruz. Çünkü insan kendini korumaya çalışıyor. Çini tabakta yemek yerken aynı anlayış geçerli. Biz de günümüz kadınlarının daha çok kullanabilecekleri ürünler hazırlamaya çalışıyoruz" diye konuştu.

ÇARŞIYA İLGİ ARTIYOR

Çarşıda tezhip sanatını icra eden Figen Kajan ise, daha önce Ankara'da evinden kurumlar ve büyükelçilikler ile çalıştığını, İzmir'e gelince ise sabit bir yer arayışına girdiğini anlattı. 10 yıldır bu sanatla ilgilendiğini kaydeden Kajan, çarşının güzel bir proje olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Ben klasikler haricinde geniş bir skalada çalışıyorum. Atatürk portresi çalışmam da var, Kur'an-ı Kerim'den kitap ayracına, padişah kaftanları, tuğralar ve Selçuklu dönemi çalışmalarına kadar farklı eserler hazırlıyorum. Çarşımıza ilgi yavaş yavaş artıyor. Tezhip eserlerinin bazılarında orjinal altın malzeme kullanıyorum. 15 liraya kitap ayracı da var, 50- 400 lira arasında satışını yaptığım kaftanlar da var. Hepsi el işi. Galeriye nazaran makul fiyatlarla sunuyoruz."

01 Ocak 2018 İzmir- Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR