12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya‘nın yargılanmasına Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde ikinci günde devam ediliyor. Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, müdahil taleplerini dinledi.

12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya‘nın yargılanmasına Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde ikinci günde devam ediliyor. Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, müdahil taleplerini dinledi.  BBP Kahramanmaraş eski Milletvekili Ökkeş Şendiller de Maraş olayının perdesinin inmediğini ifade etti. 12 Eylül darbesine giden yolda, Maraş, Sivas ve Çorum olaylarının kilometre taşı oluşturduğunu dile getiren Şendiller, "Nerede bu ordu, nerede bu asker" dedirtmek için bu olayların çıkarıldığını ifade etti. İhtilalin, darbenin asıl amacının terörü önlemek olmadığının görüldüğünü anlatan Şendiller, olayların bir gecede bıçak gibi kesildiğini hatırlattı. Darbenin asıl amacının Yunanistan‘ın NATO‘ya dönüş operasyonu olduğunu vurgulayan Şendiller, "Bizim çocuklar başardı" sözünü hatırlattı. Müdahillik talebinde bulunan Şendiller, sonucun memleket ve millet için hayırlı olmasını diledi. Ökkeş Şendiller‘e müdahillik talebinde bulunanlardan Cumhur Yavuz, ‘Katil‘ şeklinde hitap etti. Bunun üzerine salonda bir anda gergin bir hava oluştu. Şendiller, bu ifadenin zapta geçirilmesini istedi. Devreye giren Başkan İnce, bu sözleri zapta geçirdi.  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın "Referandumda hayır verenler, bugün mahkemede sıraya girdi." sözlerini eleştiren bir avukata, Başbakanlık avukatı itiraz etti. Bu yargılamanın bugün yapılıyor olmasının Başbakan‘ın başında bulunduğu hükümet ve Meclis‘e borçlu olunduğunu ifade ederek, müdahillik talebinin kabul edilmesini istedi.  Avukat İrfan Sönmez, bir darbenin hesabının sorulmasının küçümsenmesini doğru bulmadığını ifade etti. Yargılamanın şahsında toplumun demokrasi bilincinin yükseltilmesinin amaçlanması gerektiğini vurgulayan Sönmez, 30 yıl önceki husumetlerin bugün dile getirilmesini üzüntüyle gördüğünü belirtti. Darbeyi bir gruba yapılmış olarak göstermenin yanlış olduğunu ifade eden Sönmez, kendisinin Kürt kökenli Türk olduğunu ve Türk olduğunu söylemekten gurur duyduğunu kaydetti.

ECEVİT, MARAŞ OLAYLARINDA KOMUTANI ARADI, ANCAK OLUMLU CEVAP ALAMADI

Müdahillik talebinde bulunan isimlerden Hüseyin Doğan, o dönem CHP Kahramanmaraş milletvekili olduğunu, darbeyle birlikte görevinin son bulduğunu belirtti. Doğan, yaşlı annesinin çıldırdığını ifade etti. Gerekli tedbirler alınsaydı, hazırlık hareketleri olmasaydı, kilometre taşları döşenmeseydi darbenin olmayacağını belirten Doğan, darbenin bilerek, isteyerek, hazırlanarak olduğunu ifade etti. Maraş‘ta pek çok suçsuz insanın öldürüldüğünü, yaralandığını, mal varlığına zarar verildiğini anlatan Doğan, ancak devletin bir hafta boyunca sessiz kaldığını vurguladı. Olayı Bülent Ecevit‘e söylediğini, onun da haberi bulunduğunu dile getiren Doğan, "Ecevit, eşdeğer düzeyde bir komutan ile telefonla görüştü. Ancak tahminime göre karşıdan olumlu cevap alamaması nedeniyle kızgınlık ve çaresizlik içerisinde telefonu kapattığına şahit oldum. Dolayısıyla Maraş‘ta yaşanan olaylar 12 Eylül hazırlık hareketidir. Davaya müdahillik talebimin kabul edilmesini istiyorum." dedi.

EVREN VE ŞAHİNKAYA TARİHİN ÇÖP SEPETİNDE YERİNİ ALDI

Darbe döneminde CHP Sivas Milletvekili olduğunu dile getiren Azimet Köylüoğlu ise o dönemde kapısının zili çalındığını ve zorla evine girildiğini anlattı. İşkence gördüğünü, ailesi önünde kötü muameleye tabi tutulduğunu dile getiren Köylüoğlu, fişlendiğini, işsiz kaldığını, pasaport verilmediğini ifade etti. 5 yıl siyaset yasağı konulduğunu anlatan Köylüoğlu, ahı gitmiş vahı kalmış Evren ve Şahinkaya‘dan bir talebinin olmadığını belirterek bu olayda sorumlu olanlar, işkence yapanlardan hesap sorulmasını istedi. Evren ve Şahinkaya‘nın tarihin çöp sepetinde yerini aldıklarını vurgulayan Köylüoğlu, haksız yere özgürlüğünün kısıtlandığını dile getirdi. 1978‘deki Sivas olaylarını darbe yolunda giden bir adım olarak gördüğünü belirten Köylüoğlu, iki sanığın değil tüm sorumlulardan hesap sorulması gerektiğini vurguladı.

HAK-İŞ DE DAVAYA MÜDAHİL OLUYOR

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Konfederasyonu‘nun faaliyetlerinin Milli Güvenlik Konseyi‘nin 8 nolu kararıyla durdurulduğunu hatırlatarak, "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya‘nın yargılandığı tarihi davada müdahil olma kararı almış bulunmaktayız." dedi. 12 Eylül darbesinin mimarlarından ve bunlara ortam hazırlayanlardan, yargı önünde hesap sorulmasını olumlu bulduğunu belirten Arslan, "28 Şubat ve 27 Nisan başta olmak üzere, bütün darbe ve darbe girişimlerinin mimarlarından da yargı önünde hesap sorulmasını ve bu dönemlerde mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz." diye konuştu.

‘O KOMUTANI 10 YIL BOYUNCA ÖLDÜRMEYİ HAYAL ETTİM‘

12 Eylül davasına müdahil olan isimlerden Yazar Mümtazer Türköne, Mamak Askeri Cezaevi‘nde kaldığı dönemdeki "işkenceci" komutanı "10 yıl boyunca öldürmeyi hayal ettiğini" söyledi.  Türköne, "32 yıl sonra intikam alınmaz. Ben 10 yıl boyunca bana dayak atan Mamak Askeri Cezaevi‘nin Komutanı Raci Tetik Albay‘ı bir yerde bulup öldürme hayalleri kurdum. Yani nefret, öfke... Herhalde 10 yıldan daha fazla gitmiyor. Türkiye, darbe teşebbüslerini yargılıyor Allah‘a şükür. İntikam duygusuyla değil, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz nedeniyle müdahil oldum" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi