İthalat ile dışa bağımlı hale gelindiği, İsrail'in bütün tohumculuk piyasasına hâkim olduğu, GDO'lu ürünlerin pazarlarda cirit attığı, hibrit tohum ve kısırlık söylentileri gibi iddialar yerli tohum üreticilerini isyan noktasına getirdi.
Türkiye'nin son yıllarda parlayan yıldızı haline gelen ancak kamuoyu tarafından pek bilinmeyen tohumculuk sektörü, sıkıntılı günler geçiriyor. İthalat ile dışa bağımlı hale gelindiği, İsrail'in bütün tohumculuk piyasasına hâkim olduğu, GDO'lu ürünlerin pazarlarda cirit attığı, hibrit tohum ve kısırlık söylentileri gibi iddialar yerli tohum üreticilerini isyan noktasına getirdi. Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Özcan Aygun, gerçekle hiçbir alakası olmayan iddialarla tohumculuk sektörünün karalanmak istendiğini belirterek, sektörün 'Devrim Arabası'nın akıbetine uğratılmak istendiğine dikkat çekti.
TSÜAB tanıtım atağında
Türkiye'nin tohumculuk sektöründe geldiği noktayı anlatmak için tanıtım atağına geçen TSÜAB Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Özcan Aygun, sektörle ilgili olarak gazetemize çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin tohumda ithalatçı bir ülke olmadığını, kullandığı tohumun yüzde 92,3'ünü kendi ürettiğini bildiren Aygun, İsrail'e bağımlılık iddialarına ise büyük bir tepki gösteriyor. "İsrail iddiası yerli üreticimizin gücünü gölgelemek isteyenlerin çıkarmış olduğu büyük bir yalandır" dedi.
Oyun oynanıyor
Sanatçı ve bilim adamlarının da bu oyuna alet olduklarını bildiren Aygun, toplumun önündeki insanların bilinçsiz bir şekilde bu iddiaları savunmalarından dolayı halkın da yanlış bilgilerle yönlendirildiğini anlattı. Tepkisi elini boğazına götürerek "Buramıza kadar geldi. Yeter artık!" diyerek gösteren Aygun, yalan yanlış bilgilerle kamuoyunu yönlendirmeye çalışanlar hakkında hukuk mücadelesini başlatacaklarını bildirdi.
Devrim Arabası'nın başına gelenlerini anımsatan Aygun, "O gün arabanın deposuna benzinin koyulmasını engelleyen zihniyet, bugün Türkiye'nin ve dünyanın parlayan yıldızı haline gelen Türk tohumculuğunun önünü kesmek istiyor. Bu oyuna gelmememiz lazım" diye konuştu.
GDO'lu tohum üretimi söz konusu değil
GDO'lu tohum iddialarına da büyük tepki gösteren Aygun, bu konunun özellikle magazin programlarının ve haberlerin vazgeçilmez konuların başında geldiğini anımsattı. Türkiye'de GDO'lu tohum üretiminin kesinlikle söz konusu olmadığını ve yasak olduğunu anlatan Aygun, ithal edilen tohumlarda da bunun mümkün olmadığını vurguladı. Hibrit tohum kısırlığa neden olduğu yönündeki iddialara da açıklık getiren Aygun, şunları kaydetti: "Hibrit, melez demek. Yani anne-babası aynı çeşit olanların eşleşmesi anlamına geliyor. İki tohumun da, anne-babası domates. Üreticiler, tabiatta rüzgarla veya doğasal olaylarla eşleşen bu tohumları, sera ve steril ortamda kendi eliyle eşleştiriyor. Elde ettiği sonuçlara göre de bir zincir bulup; dayanıklı, raf ömrü uzun ve yüksek verimli çeşitler elde ediyor. Herhangi bir genetik değişiklik yapılmıyor"


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Sadettin İnan / Türkiye
Etiketler:



