Ergenekon davasının gizli tanığı Poyraz, cezaevinde bulunanlara dağıtılan paraların kontrolünün emekli Tuğgeneral Veli Küçük'te olduğunu söyledi.
Bu davadan tutuksuz yargılanan başka suçtan tutuklu Semih Tufan Gülaltay ile başka suçtan hükümlü Sedat Peker de duruşmada hazır bulundu. Tutuklu sanıklar Alparslan Arslan, Hayrettin Ertekin, Seyhun Zayim, Zekeriya Öztürk, Ergün Poyraz ve Mehmet Fikri Karadağ ile men cezası verilen Bedirhan Şinal, İsmail Sağır, Erhan Timuroğlu, Özkan Kurt ve Osman Yıldırım ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada, salı günü yapılan oturumda kendi isteği üzerine sesi ve görüntüsü gizli tanık odasından bozulmadan salona yansıtılan gizli tanık ''Poyraz'', üye hakim Nihat Topal'ın sorularını yanıtladı.
Talimat Peker'den
Gizli tanık, ''Peker'in talimatıyla cezaevine düşen arkadaşlara, ailesine ve evine yardım yapılıyordu. Zarflar hazırlanır, o zaman kim görevliyse dağıtımı o yapardı'' dedi. Hakim Topal'ın ''Sizin bulunduğunuz dönemde elde edilen gelirler ne şekilde paylaşılıyordu?'' sorusuna gizli tanık, ''Paylaşım yok. Sedat Peker, kişinin bir haftalık harcayacağı parayı hesaplar, ona göre haftalık verirdi'' şeklinde yanıt verdi.
Paralar nereden temin ediliyordu?
Gizli tanığın ''Veli Küçük'ün Kocaeli Jandarma Alay Komutanı olduğu dönemde, Peker'in içinde para bulunan spor çanta ile alaya gittiği'' şeklindeki iddialarını anımsatan hakim Topal, bu paraların nereden temin edildiğini sordu. Alınan ihalelerden kazanılan paraların Sedat Peker'e gittiğini ifade eden gizli tanık, ''Peker önce rapor hazırlar, para bagaja konulurdu. İzmit'e gidiyorduk. Paranın kime gittiğini bilmiyorum ama kontrol Veli Küçük'teydi'' diye konuştu. Gizli tanık, Peker'in Veli Küçük ile görüşmesinden sonra bürosuna çekilerek, zarfları hazırladığını, paranın da bu şekilde dağıtıldığını söyledi.
Villada sorgulama
Poyraz'ın, ''Sedat Peker'in Bayramoğlu'ndaki villayı Veli Küçük ile tanıştıktan sonra aldığı'' şeklindeki iddialarını hatırlatan Topal, bu villada sanıklardan Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Mehmet Fikri Karadağ'ın toplantı yapıp yapmadığını sordu. İnsanların sorgulanmak amacıyla bu villaya getirildiğini ifade eden gizli tanık, ''Bu villada toplantı yapıldığına şahit olmadım. Sorgulanmak amacıyla insanlar getirilirdi. Villa jandarma bölgesindeydi. Gebze İstanbul'un arka bahçesiydi. Oraya jandarma bakıyordu. Bizim mıntıkamız, rahat'' diye yanıtladı. Gizli tanığın iddiaları üzerine söz alan sanık Sedat Peker de, Bayramoğlu'ndaki villanın o dönemde de, şimdi de polisin bölgesinde olduğunu söyledi.
Şifreli emirler
Sedat Peker ve Alaattin Çakıcı'nın adamlarının her emri yerine getirdiğini söyleyen Poyraz, "Eğer 'falanca kişinin romatizması azmış, bacakları ağrıyor, hap ver' denildiğinde bacaklarına sıkılması talimatı anlamına gelir. Eğer 'başı ağrıyor, daha keskin bir ağrı kesici verin' denilirse de kafasına sıkılması talimatı verilmiş demektir." dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



