Din-Bir-Der Genel Başkanı Abdullah Arslan, nefis terbiyesi için en güzel, en tesirli ve en hayırlı ayın Ramazan ayı olduğunu belirtti. Ramazan ayının ve nefisle mücadelenin önemine dikkat çeken Arslan, Ramazan ayında çok hasta olanlar, buluğ çağına gelmeyenler ve yolcular hariç her Müslüman'ın oruç tutmasının farz olduğunu anımsattı.
Konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yapan Arslan, insanoğlunun iki büyük düşmanı bulunduğunu, bunların ise nefis ve şeytan olduğunu kaydetti. Bunun için nefisle mücadelenin cihad mertebesinde olduğunu anlatan Arslan, şunları kaydetti: "Nefis terbiyesi için en güzel, en tesirli ve en hayırlı ay Ramazan ayıdır. Zira İslam'ın beş şartından birisi olan oruç bu ayda tutulur. Ve bu ayda oruç tutamayacak kadar hasta olanlar, buluğ çağına gelmeyenler, yolcular hariç her Müslüman'ın oruç tutması farzdır. İnancımıza göre farz olan bir ibadeti terk edenler, büyük bir günah işlemiş, bu farzı inkar edenler ise mesela 'Allah'ın bizim orucumuza ihtiyacı mı var?' diyenler dinden çıkmış olurlar"
Mevlamızın cemalini görmeye ihtiyacımız var
Cenabı Hak'ın hiçbir şeye ihtiyacı bulunmadığının altını çizen Arslan, "Kul olarak bizim affedilmeye, nefis terbiyesinde bulunmaya, günah yükünden kurtulmaya, ebedi saadet yurdu olan cennete girmeye ve en büyük nimet olan Mevlamızın cemalini görmeye ihtiyacımız var. Bu ise Allah'a kulluk yapmakla mümkündür" dedi.
Öte yandan nefisleri terbiye etmenin, günahlardan uzak durmanın, emirleri yerine getirmenin ve gayri meşru arzulara dur demenin ancak ve ancak Müslüman'ca yaşamakla mümkün olabileceğinin altını da çizen Arslan, şöyle devam etti: "Müslüman'ca yaşamak ise, Müslüman'ca yaşamaya elverişli düzenin gerçekleşmesiyle mümkündür. Bazılarının 'bizim müsaade ettiğimiz kadar yaşayacaksınız' dedikleri düzende Müslüman'ca yaşamak mümkün değildir. Mümkün diyenler ya İslam'ın ne olduğunu bilmiyorlar ya da bile bile Müslümanları aldatıyorlar. Aslında asıl aldanan bunlardır"


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



