ASKON'da 2011 Türkiye Ekonomisi konulu bir konferans veren Devlet Bakanı Ali Babacan, "Ekonomik büyümenin temeli güvendir. Önemli olan bir sorun ortaya çıkmadan, ya da kıvılcım halindeyken yangını söndürebilmektir" dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ASKON'da "Kriz sonrası ve 2011 Türkiye Ekonomisi" konulu konferansa katılarak, Türkiye'nin ekonomik panoramasını ve beklentileri anlattı. ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, ASKON Genel Sekreteri M. Akif Bayramoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu ve çok sayıda ASKON üyesinin katıldığı konferansta, ASKON'a yeni üye olan işadamlarına Ali Babacan tarafından sembolik olarak katılım rozeti takıldı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, ülkemizin içinde bulunduğu konjonktürel durumun iyi okunması gerektiğini, ABD'de başlayan krize direnmekle ilgili olarak ASKON olarak hazırladıkları kitapçıktaki önerilerini hükümete, şirketlere ve insanlarımıza aktardıklarını belirterek, "Biz bu projeksiyonda krizi çıkaranlara profesyonel ahlaksızlar demiştik. Aslında bizim krize direnmekle ilgili çok ciddi tecrübelerimiz var. 2001 yılında geçirdiğimiz ağır travmayla birlikte bu krize daha hazırlıklı yakalandık. Başbakan başta olmak üzere devletimizin tüm kurum ve kuruluşları 2001 krizinden aldıkları tecrübeyle bu krizi bize en az hasarla atlatmanın metodlarını ortaya koydular. Fakat ekonomi kırılgan parametrelerle dolu. Zincirin kuvveti içindeki en zayıf halkayla ölçülür. Bu ülkeyi elele hak ettiği yere ulaştırabiliriz. Ama öncelikle en zayıf halkaları güçlendirmemiz gerekiyor" dedi.
Kriz safhalar değiştirerek sürüyor
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'da öncelikle dünya ekonomisiyle ilgili bir projeksiyon çizerek, "Dünya ekonomisi zor bir dönemden geçiyor, 2008'deki kriz safhalar değiştirerek devam ediyor. 2008 yılı dünya ekonomisinin daraldığı bir yıl oldu. Bu dönemde ülkeler krizleri atlatabilmek için bankaların içine sermaye koydular, kefil oldular. Bankalar için sağlanan bu imkanlar kamu borç stoğunun artmasına neden oldu. Yani, bir bakıma 2001 krizinde bizim yaşadığımız bir tablo ortaya çıktı. Krizin maliyeti 2. Dünya Savaşının dünyaya maliyetinden daha ağır olmuştur. Yunanistan'a 110 milyar euroluk yardım yapıldı. Şu anda sırada başka ülkeler var. Şu anda Avrupa'da risk seviyeleri çok yüksek" dedi.
Güven endeksi iyi
Türkiye'de tüm Avrupa ülkelerini kıskandıran bir ekonomik istikrar söz konusu olduğunu dile getiren Babacan, "Şu anda Türkiye'nin durumu 27 Avrupa ülkesinin 14'ünden daha iyi durumdadır. Türkiye'de mali dengeler yerine oturmuştur ve göstergeler çok iyidir. Avrupa ülkelerinde kamu borç stokunu artıran tedbirler alınırken biz ise çok farklı tedbirler aldık. Mali disipline önem verdik ve devletin gelir ve gider tablosunu düzelttik. Kademeli olarak faizler düştü, kredi notlarımız arttı. Bu süreç içinde kredi notu iki kademe artan tek ülke Türkiye'dir. Biz faiz ile beklenen enflasyon arasındaki farka risk birimi diyoruz. Bir yıl içinde hazine yüzde kaçla borçlanıyor? Reel faizlerin bu kadar düştüğü bir dönem Cumhuriyet döneminde görülmemiştir" diye konuştu.
Üretici güven endeksinin, Tüketici Güven Endeksinin ve Bankalara Güven Endeksinin çok iyi durumda ve en üst seviyede olduğunu kaydeden Babacan, "Ekonomik büyümenin temeli güvendir. Önemli olan bir sorun ortaya çıkmadan, ya da kıvılcım halindeyken yangını söndürebilmektir. Bizler tedbirlerimizi böyle alıyoruz. Aldığımız tedbirler sayesinde işsizlik 2 puan düştü. Avrupa Komisyonunun hazırladığı geçtiğimiz haftalarda yayınlanan raporda, Türkiye'nin ekonomik göstergeleri istisna olmak üzere ortaya konuluyor. Bütün ekonomik politikaların özünde güven vardır. Güveni kaybederseniz hangi parametreler olursa olsun durumu toparlayamazsınız. İki işadamı düşünün, birisinin itibarı var, ama parası yok ya da sermayesi az, diğerinin ise bir müddet iş yapacak sermayesi var fakat itibarı yok. Bu işadamlarından hangisi kaybeder? Bizim ülke olarak itibarımız ve güvenimiz olduktan sonra kaynak sorunumuz olmaz. Petrolümüz yok, doğalgazımız yok. Ama bunları alıp işleyip satarak para kazanıyoruz" açıklamasını yaptı.
Yeni süreçte ABD'nin hala yeni tedbirler açıkladığına dikkat çeken Ali Babacan, "Vergileri indireceğiz diyorlar. Ne olacak böylece? Vergi indirimi olduğu için insanların cebine 100 dolar para girecek, bu parayı harcayacak, tüketim sağlanacak, ekonomi canlanacak. Ama, bu vergi indirimleri konusunda her gün basında haberler çıkarken, eleştiriler yapılırken, insanlar gelecek endişesi yaşarken, işsizlik korkusu yaşarken, hiç kimse cebindeki parayı bile harcamıyor. Dolayısıyla aldığınız tedbirler de boşa çıkmış oluyor. Öncelikle güven unsurunu ortaya koymanız gerekir" değerlendirmesini yaptı. Babacan şöyle devam etti: "Türkiye'de hiçbir bankamızın devlet kaynağına ihtiyacı yoktur. Avrupa'daki bir çok banka sallanırken, zor günler geçirirken Türkiye'deki şubeleri ise sapasağlamdır. Çünkü, bizim koyduğumuz kurallara göre hareket etmektedirler. Hiçbir banka devletin çizdiği rotadan şaşamaz. Zamanında attığımız adımlarla finans sektörünü kontrol ediyoruz. İstisnasız tüm bankaları her ay test ediyoruz. Sağlam bir bütçe, sağlam bir finansa sektörü, sağlam bir merkez bankası, istikrarın formülü budur"
Sicil affı çözüm değil
Ali Babacan, önümüzdeki dönemde işadamlarının ve esnafın sicili konusunda yeni bir düzenlemeye gittiklerini belirterek, "Değişiklik yapıyoruz. Artık siciller Bankalar Birliğine verilecek. Kayıtlar negatif değil, pozitif olarak da tutulacak. Bir esnafın yanlışlıkla iki çeki dönmüş, 998 çeki ise sağlam. Bundan sonra bu pozitif durum da ortaya konulacak. Sicil affımız bir işe yaramıyor. Biz de böyle bir yönteme başvuruyoruz" diye konuştu. Amerika'da olacak bir ekonomik depremin Türkiye'de de hissedileceğini ifade eden Babacan, "Firmalarımıza açık bir tavsiye yapıyorum. Kur riski almasınlar, dolar şöyle olur böyle olur diye dövizle borçlanmasınlar" dedi. Babacan, sözlerinin sonunda 2011 enflasyon hedeflerini de yüzde 5.5 olarak belirlediklerini açıkladı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Nedim Odabaş / Türkiye
Etiketler:



