BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da habercilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
"Genelkurmay Başkanı'yla ilgili ifade ettiğim şeyler hakaret amaçlı değil, hakaret de içermiyor. Bir Genelkurmay Başkanı bir halkın, Kürt halkının ana dilde eğitim yapıp yapmayacağına dair bir karar merci değildir. Bunları ifade etme yetkisi de yoktur. Anayasa yapım sürecinde, anayasa tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde Kürt halkının anadilde eğitim yapıp yapmayacağını Genelkurmay Başkanı açıklayamaz. Başbakan bize yönelik, BDP'ye yönelik bu şekilde bağırıp çağıracağına kendi atadığı Genelkurmay Başkanı'na dönüp anayasa yapım sürecinde "siyaseti bu şekilde doğrudan etkileme yetkin yoktur" demesi lazım. Madem geçmiş Genelkurmay başkanları siyaseti yönlendirdiği için tutuklanıp içeri atılıyorsa mevcut Genelkurmay Başkanı, AKP'nin atadığı aynı şeyi yapıyor. Savcılar Genelkurmay başkanlarına, yüzlerce generale 'terörist başı' diyor, kimsenin zoruna gitmiyor, ben onbaşı deyince mi zorunuza gidiyor. Benim ifade ettiğim Genelkurmay Başkanı'nın Kürt halkının anadilde eğitim hakkıyla ilgili ifade ettiği şeyler, bir onbaşının yapacağı açıklama kadar etki yaratmıştır anlamındadır."
'ABD ve İsrail'in Uludere katliamında sorumluluğu var'
Uludere olayında istihbaratın İsrail ve Amerika'dan geldiği yönündeki bir soruya da Demirtaş, "Bu konuda bize bilmem kimin uşağı diyenler, Amerika'ya, İsrail'e nasıl uşaklık yaptıklarını bu tür operasyonlarla gösteriyorlar.
Bir istihbarat kırıntısı için, bir predatör, bir heron görüntüsü için kimlere yalvar yakar olduklarını, Türkiye'nin onurunu ayaklar altın aldıklarını, nasıl bir uşak tavrı gösterdiklerini görüyoruz. Bu nedenle istihbarat kimden gelmiş, kim yönlendirmiş kim detaylı bilgi vermiş bunları araştırıp ortaya çıkarması gereken hükümettir. Bütün bu askeri operasyonlarla ilgili açık destek veren ABD ile İsrail elbette Uludere katliamından sorumludurlar" diyerek sözlerini tamamladı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



