Eğitim-Bir-Sen, tarihin tekerrür etmemesi için başta 28 Şubat süreci olmak üzere darbe dönemlerinde bedel ödeyenlerin katılacakları hatıra yarışmasını, düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.
Eğitim-Bİr-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Geleneksel Mehmet Akif İnan Hatıra Yarışması'nın 5'incisi olan "Ödenmiş Bedeller Unutulmasın" yarışmasını, darbe dönemlerinde işkence gören, sürgüne gönderilen, mesleğinden ihraç edilen, eğitim-öğretim hakkından mahrum bırakılan bazı sembol isimlerin katılımıyla, kamuoyuna açıkladı.
JW Marriott Hotel'de düzenlenen basın toplantısında konuşan Ahmet Gündoğdu, halkın seçerek Meclis'e gönderdiği, fakat millet iradesini hiçe sayanlar tarafından haddi bildirilen, kişilik hakları dahi gözetilmeyip aşağılanan Merve Kavakçı başta olmak üzere, görevini yaparken 'andıç'lanan, köşesini kaybeden, işine son verilen basın çalışanları, inancı gereği başını örttüğü için mesleğinden atılan kamu çalışanları, eğitim-öğretim hakkı ellerinden alınan kız öğrenciler gibi bütün sosyal kesimlerden bedel ödeyenlere, devletin özür borcunu yerine getirmeye devam etmesi gerektiğini belirterek, "Hakları iade edilmeyen hiçbir mağdur kalmamalıdır. Hukuk devletinden beklentimiz, şimdiye kadar bedel ödetenlerin de bedel ödemesini sağlamak, adaleti tesis etmek ve vicdanların rahatlaması için hukukun gereğinin yapılmasıdır" dedi.
Geçmişten bu yana susturulan, bastırılan, yok sayılan özgürlükleri elinden alınan, sesleri kısılanların konuşma, sorumlularının ise gerçeklerle yüzleşme zamanının geldiğini düşündüklerini kaydeden Gündoğdu, çeteler, karanlık odaklar, vesayetçi güçler tarafından tehdit olarak görülen, hak ve özgürlükleri ortadan kaldırılmaya çalışılan insanlara; milli iradeyi güçten düşürmeye çalışan anlayışın temsilcileri tarafından hep bedel ödetildiğini söyledi.
Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ordudan atılıp 9 yıl boyunca annesine atıldığını söyleyemeyenler, yaşları büyütülerek idam edilenler, kadın olarak haklarını aradıkları için coplanıp çocuğunu düşürenler, eğitimleri yarıda kalanlar ve öz vatanlarında parya muamelesine tabi tutulanlar oldu. Cezaevlerinde işkence görenler, akla hayale gelmedik işkenceler nedeniyle ölmüş olabileceklerini düşünerek bunun bir kabir azabı olduğuna inananlar, işkencecilerin insanlık dışı uygulamaları nedeniyle insan olmaktan utananlar oldu. Yurtdışına sürgüne gönderilenler, kendi öz vatanında sürgün muamelesi görenler oldu. 200 bin üyesiyle Türkiye'nin en büyük eğitim sendikası olarak, ödenen bedellerin unutulmasına; bir yığın acının, gözyaşının, yüreklerdeki öfkenin bedenlerle beraber toprağa akmasına müsaade edemez, unutulup gitmesine asla göz yumamazdık."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



