İktisadın bugüne kadar öğretegeldiği "kaynaklar sınırlı insanların arzuları sınırsız" hakim anlayışının değiştirilmesi gerekiyor. Dünyaca ünlü ekonomistlerle birlikte yeni bir kaide öneriyoruz: "Kaynaklar sınırlı değil İnsanların ihtiyacını karşılayacak kadar kaynağımız var ama bunun adil bölüşümü gerekir, Sınırsız insan hazzına göre niye bir yaşam anlayışı edinelim ki? İnsan eğitilebilir. İhtiyaçlara göre bu hazlar dizginlenebilir. Kısaca kaynakların adil dağıtımı ve hazların dizginlenmesi"
Medeniyetler çatışması tezinin gün geçtikçe fiyasko ile sonuçlandığının daha net anlaşılmaya başlandığı son dönemlerde "Medeniyetler Arası İlişkiler" yaklaşımı güçlenmeye başladı. İstanbul Ticaret Odası'nda UTSAV da dünya gündemini ilgilendiren "Uluslararası Medeniyet ve Değerler Sempozyumu" düzenledi. Açılış ve Protokol konuşmalarında Prof. Dr. Recep Şentürk Medeniyetler Çatışması Tezi'nin artık küresel jeopolitiğinin ekseninin ulus devletten medeniyete kaydığını belirterek 'Medeniyete İstanbul Yaklaşımı' ile tekrar bakmak amacıyla böyle bir sempozyum düzenlediklerini açıkladı ve konuşmasında şunları söyledi: "İstanbul'un 1453'te Müslümanların fethetmesiyle birlikte uygulamaya konulan Açık Medeniyet yaklaşımını misal olarak dünyaya gösteriyoruz. Dünya Müslümanlarının lideri Halife, Ortodoks Ruhani lideri Patrik, Ermenilerin ruhani lideri Ermeni Patriği ve Yahudilerin lideri Haham Başı asırlarca İstanbul'da barış içerisinde yaşamışlardır. Batının İstanbul örneğinden çok şeyler öğrenmeye ihtiyacı vardır." İstanbul'un Ortaçağ'da bugün Londra, New York, San Francisco ve Paris gibi birçok din mensubunu barındıran kozmopolit bir kültür merkezi haline geldiğini belirten Şentürk Sempozyumda Medeniyet ve İktisat ilişkisine de özel bir yer verileceğini kaydetti. Prof. Dr. İbrahim Öztürk ise Hegel mi İbni Haldun mu haklıydı şeklinde tartışmanın çok derinlere götürülebileceğinin altını çizerek II. Dünya savaşı sonrası kalkınma hamlesinin 1970'lerde doyuma ulaştığını, sermayenin getirisinin hızla düşmeye başladığını, devletle sermayenin ayrışma sürecine girdiğini belirtti ve bu dönemi neoliberal dönem olarak adlandırdı. Öztürk reel ekonominin yerini finans kapitalin aldığına da dikkatleri çekti.
Dünya küçülürken İnsan yücelmeli
"İktisat, Toplum ve Medeniyet" başlıklı oturumda konuşan Prof. Dr. Stephen B. Young dünyanın küresel bir köy haline geldiğini, artık eskisi gibi tarihin tek çizgide seyretmediğini kaydederek, "Dünya öyle hızlı bir şekilde ilerliyor ki teknoloji ve sanayi bize iletişimde büyük devrimler getirdi. Yakın bir gelecekte de elinizdeki bir cep telefonu büyüklüğündeki bilgi sayarlarınızdan Harword Kütüphanesini gezebilecek anında birkaç dile tercüme edilmiş dökümanlara ulaşabileceksiniz. Ama bu hızlı gelişim ve değişim bizleri insan olmaktan çıkartmadan yapılmalı İnsani değerler çiğnenmemeli." dedi.
Obama yönetimine baskı yapıyorlar
Dr. Ahmed Yunus da Obama yönetimi işbaşına geldiğinden beri Obama yönetimine karşı bazı siyasi oluşumların yoğun bir karalama kampanyasıyla baskı kurmaya çalıştıklarını, Obama sanki Hıristiyan olduğunu söylemiyormuş ve Müslüman siyasilerin önlerini açıyormuş gibi iddialarla gündemi gerdiklerini söyledi. Yunus, Amerika'da yaşanan gerginliği dindirmek için çalışma başlattıklarını, çalışmalarında bazı gerçeklere ulaştıklarını şöyle anlattı: "ABD'nin dış siyasetinde hakim olan diğer devletlere hükmetme ve müdahale etme anlayışı Müslümanları kızdırıyor. Bir de Amerika'da yaptığımız araştırmalarda Amerika'da Müslümanların diğerleri tarafından saygı gördüğüne inanç % 3 iken, Amerikalıların Müslümanlardan saygı görme oranı % 63. Bu da gösteriyor ki Müslümanlara karşı saygı gösterilmemesi de gerginliklere sebebiyet veriyor."
Emtia fiyatlarının yükselmesinin sebebi STOKÇULUK
İslami açıdan kontratların kutsal olduğunu belirten Öztürk ancak bu kontratların asimetrik ve şeffaflık ilkelerini taşıması gerektiğini ifade etti. Öztürk, İslamiyette riskin yaygınlaştırılmaması ilkesinin de önemli bir ilke olduğunu söyleyerek riskin sadece paydalarının etkilemesine müsaade edilebileceğini sözlerine ekledi. İslam'ın yasakladığı ilkelerden biri de stokçuluk olduğunu hatırlatan Öztürk, emtia fiyatlarının bugün bu kadar yüksek olmasının altında gizliden yürütülen stokçuluğun yattığını belirtti.
Hakim ekonomik anlayış değişmeli
Birey yeniden yapılandırılırken şirketlerin de yeniden yapılandırılmaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Öztürk İktisadın bugüne kadar öğretegeldiği "kaynaklar sınırlı insanların arzuları sınırsız" hakim anlayışının değiştirilmesi gerektiğinin altını çizerek birkaç dünyaca ünlü ekonomistinde dile getirdiği yeni bir kaideyi şöyle anlattı:
"Kaynaklar sınırlı değil İnsanların ihtiyacını karşılayacak kadar kaynağımız var ama bunun adil bölüşümü gerekir, Sınırsız insan hazzına göre niye bir yaşam anlayışı edinelim ki İnsan eğitilebilir. Hazlar sınırlanabilir. İhtiyaçlara göre bu hazlar dizginlenebilir."
Bize şekilleri benziyor diye dışlıyorlar
Dr. Sarah Sayeed de ABD'de Müslümanların yaşadığı sıkıntılara değinerek 11 Eylül saldırısından sonra batıda şişirilen İslamfobia'nin karabasan gibi batı dünyasında yaşayan Müslümanların üzerine çöktüğünü belirtti. Sayeed, Batı'da yaşayan Müslümanların birilerinin yaptığı eylemi şekilleri giyim tarzları birbirlerini andırıyor diye genelleştirmelerinin insan haklarını ihlal olduğunun altını çizdi. Sayeed, Batı'da Müslümanların hak etmedikleri böyle bir ithamla yaşarken, aynı zamanda terör olaylarından en az kendilerini töhmet altında bırakanlar kadar korktuklarını ifade etti. Müslümanların imajını düzeltmek için ufak çaplı çorba günleri düzenlediklerini kaydeden Sayeed, Amerika'da medeniyetler arasında köprü kurma çabalarının son zamanlarda daha da ihtiyaca binaen arttığını söyledi.
İslam medeniyeti medeniyetleri bir arada yaşattı
Medeniyetler arası İlişkiler: Etkileşim, Çatışma, İttifak" başlıklı oturumda Prof. Dr. James Frankel, Dr. Sarah Sayeed ve Dr. Ahmed Younis konuştu. Frankel, İslam'an medeniyetlere köprü olan ve medeniyetlere beşiklik eden bir medeniyet olduğuna dikkat çekerek, İslam medeniyetinin dünyada bugün ikinci büyük bir medeniyet olduğunu sözlerine ekledi. Tarihte imparatorların kendilerin tanrının yerine koyarak İmparatorluk dinleri ürettiklerini belirten Frankel, Arap yarım adasında hemen hemen bütün dinlerin gelip geçtiğini bunların hakim olduğu bir ortamda İslam'ın doğduğunu hatırlattı. Frankel İstanbul'un bugün dünyaya medeniyetleri bir arada barış içerisinde nasıl tuttuğuna güzel bir örnek olarak gösterdi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Mustafa Sabri Demir / Türkiye
Etiketler:



