Askeri savcılığın, AK Parti ve Gülen'i Bitirme Eylem Planı'nda yer alan imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğunu iddia ederek, sadece Çiçekíi sorumlu tutması, akıllara Susurluk Davası sürecinde yaşananları getirdi.
Askeri savcılığın, AK Parti ve Gülen'i Bitirme Eylem Planı'nda yer alan imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğunu iddia ederek, sadece Çiçek'i sorumlu tutması, akıllara Susurluk Davası sürecinde yaşananları getirdi. Meclis Susurluk Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, Dursun Çiçek'in böyle bir belgeyi hazırlarken, tek başına hareket etmesinin mümkün olmadığını söyledi. "Susurluk'ta birkaç kişiyi feda ettiler; ama büyük parçayı kurtardılar." diyen Elkatmış, "Şimdi de aynı şekilde Dursun Çiçek'i feda ettiler." değerlendirmesini yaptı. Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu ise Psikolojik Harekât Daire Başkanlığı yapan bir albayın, Genelkurmay'ı bağlayacak böyle bir işi kendi kafasına göre yapmasının imkânsız olduğunu kaydetti. Orakoğlu, Susurlukíta olduğu gibi millete komplo planının Dursun Çiçek'e fatura edilerek üzerinin örtülmeye çalışıldığına işaret etti. Susurluk Komisyonu üyesi Fikri Sağlar da, belgedeki imzaların olayın emir komuta zinciri içinde yapıldığının göstergesi olduğunu vurguladı.
Askeri savcılık, kamuoyunda ëıslak imzalı eylem planıí olarak bilinen davaya ilişkin hazırladığı iddianamede, belgenin hazırlayıcısı ve sızdıranı olarak Albay Dursun Çiçekíi göstermiş, iddianamede; Çiçek'in belgeyi "YAŞ'ta terfi edemeyince hazırlamış olabileceği" öne sürülmüştü. Askeri mahkemece de kabul edilen iddianamede Çiçek'in, bu planı hazırlayarak TSK personelinin komuta kademesine yönelik güven hissini yok etmeyi hedeflediği belirtilmişti.
Bir çok dava beraatla sonuçlanmıştı
Susurluk kazasından sonra ortaya atılan iddialara ilişkin ve bu iddialar arasında adı geçen kişilerle ilgili İstanbul ve Ankara'da açılan pek çok dava beraatla sonuçlanmıştı. İstanbul 6 No'lu DGM'de görülen Susurluk davasının karar duruşmasında, Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin ve MİT eski görevlisi Korkut Eken 6'şar, 7 Özel Harekât polisi ise 'çete' suçlamasıyla 4'er yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Susurluk ilişkiler ağını araştırmakla görevlendirilen dönemin Başbakanlık Teftiş Kurul Başkanı Kutlu Savaş, hazırladığı raporun girişinde şu ifadelere yer vermişti: "Susurluk, Ankara'daki tercihlerden kaynaklanmış, OHAL bölgesinde gelişmiş ve Ülkenin büyük merkezlerine taşınmış, oralardaki uygun olay, kişi ve grupları bünyesine alarak genişlemiştir. Neticede çok yönlü ve derinliğine bir ilişkiler yumağı oluşmuş, devlet kurumları ve yöneticiler bilerek bilmeyerek devrede olmuşlardır."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



