Toplu sözleşmede memur sendikaları için hayati önem taşıyan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun yapısının şekli ile ilgili kriz devam ediyor.
Hükümet kanadı Anayasa'nın değişmiş olmasına rağmen memur maaş artışlarında son sözü söyleme yetkisini kaybetmek istemezken, memur sendikaları bu yapının bağımsız olmasını istiyor.
Toplu sözleşmede memur sendikaları için hayati önem taşıyan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun yapısının şekli ile ilgili kriz devam ediyor. Hükümet kanadı Anayasa'nın değişmiş olmasına rağmen memur maaş artışlarında son sözü söyleme yetkisini kaybetmek istemezken, memur sendikaları bu yapının bağımsız olmasını istiyor.
12 Eylül referandumu ile elde edilen toplu sözleşme düzeneğinin yasal altyapısının oluşturulması için Çalışma Bakanlığı ile memur konfederasyonları arasında bugüne kadar 4 toplantı yapıldı. Bu toplantılarda 4688 sayılı yasada yapılacak değişikliklerin 4 madde hariç tamamı üzerinde anlaşma sağlandı. Üzerinde henüz bir anlaşmaya varılamayan 4 maddenin en önemli başlıklarını da Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun yapısı ile imza yetkisinin kimde olacağı konuları oluşturuyor. Taraflar, kriz haline dönen bu maddeleri tekrar görüşmek için bugün saat 13.30'da bir araya gelecekler.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, zam pazarlığında son sözü söyleme yetkisini elinde bulunduracağı için bu kurulun yapısının kimlerden oluşacağı konusu memur sendikaları için hayati önem taşıyor. İşte bundan dolayı özellikle Memur-Sen, bu yapının bağımsız olması için yoğun bir mücadele veriyor. Hükümet kanadı ise Hakem Kurulu'na Bakanlar Kurulunca seçilecek bir üyenin başkanlık yapmasını isterken üye dağılımının da 4 kamu işveren kurulu ve 4 de memur konfederasyonlarından oluşmasını talep ediyor.
Konuyla ilgili olarak gazetemize değerlendirmede bulunan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Hakem Kurulu'nun 4'er kişi taraflardan ve 3'ü de tarafsız olmak üzere 11 kişiden oluşması gerektiğini belirtti. Bu tekliflerinin gerekçelerini de bir bir açıkladıklarını anlatan Gündoğdu, Hakem Kurulu'nda yer almasını istedikleri memur sendikalarından 4, kamu kurumundan da 4 kişinin tamamen tarafları temsil edeceğini, kurulun tarafsızlığının ise diğer üç kişi ile sağlanabileceğini söyledi. Gündoğdu, "Bu konuda görüş ve önerilerimizi söyledik. Kurulda niçin yargıdan, niçin akademiden üye olması gerektiğini açıkladık. Kurulun bağımsızlığı bu üç kişi ile çıkacak. Diğer dörder kişi taraflar olacak. Bu konu sadece tarafların kişi ataması ile çözülebilecek bir konu değil" dedi.
"Yetkimizi niye paylaşalım"
Öte yandan toplu sözleşmede imza yetkisinin kimde olacağına dair belirsizliklerin de bulunduğunu dile getiren Ahmet Gündoğdu, bu konuda da Kamu-Sen ile KESK'in tavırlarına tepki gösterdi. Bu iki konfederasyonun 'geçmişi unutalım' önerisinde bulunarak imza yetkisini yetkili konfederasyonla paylaşmak istediklerini belirten Gündoğdu, "İmza ve söz söyleme yetkimizi hak etmeyenlerle niye paylaşalım" dedi.
Memur sendikacılığında düne kadar hizmet kollarında yetkili olan sendikaların da söz söyleme yetkisini kullandıklarını anımsatan Gündoğdu, ancak bugün bu hakkın Memur-Sen'in 7 hizmet kolunda yetkili olan sendikalarına kullandırılmak istenmediğini de belirterek, "Sendikaların kendi geçmişlerini inkâr eden bir kriz yaşıyoruz" diye konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



