Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Kazım Arslan, Çankırı'da "Türkiye'nin Ekonomik ve Siyasi Problemleri" konulu bir konferans verdi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Kazım Arslan, sorumluluk makamında olanların bu ülke insanının sıkıntılarına çare bulacaklarına, sürekli olarak çatışmayı körüklediklerini dile getirerek, "İnsanların mahalle aralarında bile kullanamayacağı bir üslupla ülkemizi daha büyük bir kaos ve gerilimin içerisine sokuyorlar. Ülkemiz, tarihinde görmediği kadar bir kamplaşma içinde, giderek daha fazla sıkıntılarla mağdur oluyor" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Kazım Arslan, Çankırı'da "Türkiye'nin Ekonomik ve Siyasi Problemleri" konulu bir konferans verdi. Saadet Partisi Çankırı İl Başkanlığı tarafından düzenlenen "Türkiye'nin Ekonomik ve Siyasi Problemleri" konulu konferans Atatürk Kültür Merkezi'nde yapıldı.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Kazım Arslan, sorumluluk makamında olanların bu ülke insanın sıkıntılarına çare bulacaklarına, sürekli olarak çatışmayı körüklediklerini dile getirerek, "İnsanların mahalle aralarında bile kullanılmayacağı bir üslupla ülkemizi daha büyük bir kaos ve gerilimin içerisine sokuyorlar. Ülkemiz tarihinde görmediği kadar bir kamplaşma içinde giderek daha fazla sıkıntılarla mağdur oluyor" dedi.
Gündemin hızla değiştirildiği ve gerçeklerin unutturulduğu bir ülkede yaşadıklarının altını çizen Arslan, "Bugün Türkiye'de tezgah dağılmış, işsizlik ve yoksulluk artmıştır. Ve bütün bunların sebebi IMF direktifiyle uygulanan politikalardır. Ama bu konuda nispi bir gelişme oldu. Başbakan IMF ile anlaşmaktan şimdilik vazgeçtiklerini söylüyor. Sayın Genel Başkanımız , 'Saadet Partisi İMF kalesini yıktı' demiştir. Eğer bugün hükümet İMF ile anlaşmaktan vazgeçtiyse bu Saadet Partisi'nin başarısıdır. Israrla IMF'nin yanlış politikalarına dikkat çekmesidir" diye konuştu.
Arslan, "Bankaların yabancı şirketlerin eline geçmesiyle ilgili eleştirisi noktasında Sayın Başbakan 'Ben bunu bir vehim olarak değerlendiriyorum. Paranın dini, imanı, milleti ve mülkü olmaz. Parayı kim ucuz verirse ondan alırız!' diyebilmiştir. Yine hatırlayacaksınız bundan bir iki sene önce MÜSİAD'ın genel kurulunda, Başbakan 'Faiz bir dünya gerçeğidir. Biz bilmeden bu güne kadar boşuna karşı çıkmışız' demiştir. Şimdi yıllarca faizin kötülüklerinden bahseden ve bunu ikaz eden ayetler, hadisler okuyan; IMF'yi yerden yere vurarak siyaset yapan ve aslında siyasette bir yere gelme sebebi de bu olan Recep Tayip Erdoğan'ın bu günkü düşmüş olduğu açmazı gerçekten ibret vericidir" diye eleştirdi. Başbakan'ın 'Paranın dini imanı olmaz!' dediğini de hatırlatan Arslan, "Ama biz diyoruz ki, paranın dini de imanı da olur! Ama bir başka şey daha vardır.
Kapitalizmin dini de imanı da paradır. İşte Kapitalizmin dininin de imanının da para olduğunu söyleyemeyenler bizlere yutturmak için 'Paranın dini imanı olmaz!' diyorlar. Olur, olmazsa böyle Türkiye'nin düştüğü duruma düşersin. Çünkü bu öyle bir mesele ki 'dünya küreselleşti' denilerek geçiştirilecek bir şey değil. Ama atalarımızda diyor ki, 'Parayı veren düdüğü çalar'. Parayı kimden aldığınız belirlemek sizin elinizde ama o parayı aldıktan sonra onların vereceği emirlere karşı çıkmak sizin elinizde değil. O zaman onlar neyi dayatırlarsa kabul etmek durumundasınız. İşte onun için Türkiye sıkıntıdan kurtulmuyor" şeklinde konuştu.
Arslan konuşmasının sonunda şunları kaydetti: "Bir tarafta, fakir sofralarından aldığı destekle iktidar olduktan sonra elde ettiği gücü rantiyenin emrine sunmakta tereddüt etmeyen küresel emperyalizmin sözcülüğüne soyunan AKP ve Tayip Erdoğan, diğer tarafta her ne şart olursa olsun inançlarını söylemekten ve bu uğurda mücadele etmekten çekinmeyen Saadet Partililer ve Numan Kurtulmuş Bey var! Arada bu kadar fark var! Dün söylediği her şeyi, inkar eden, faizi savunan, yanlışları doğru diye bu millete anlatmaya çalışan Tayyip Erdoğan, diğer tarafta 'biz bu oyunun figüranı olmayacağız. Bu senaryonun bütününe karşıyız' diyen küresel efendilerin sunacağı her türlü dünyalığı elinin tersiyle iten sizler varsınız"


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




