Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan'ın hedefinde ABD'li yazar Paul Auster ve CHP lideri Kılıçdaroğlu vardı. Erdoğan, "Eğer Auster, Kılıçdaroğlu'nun davetine icabet edip Türkiye'ye gelirse daha sonra birlikte İsrail'e gitsinler. Arkalarına da en büyük açık hava hapishanesi olan Gazze'yi alıp, piknik yapsınlar" dedi.
Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada oldukça sert ifadeler kullandı, geçtiğimiz hafta "Pek çok gazeteci ve yazarın tutuklu olduğu Türkiye'ye gelmem" açıklamasında bulunan ABD'li yazar Paul Auster ile Auster'i Türkiye'ye davet eden CHP lideri Kılıçdaroğlu vardı.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar ise şöyle: CHP lideri Kılıçdaroğlu o yazarı (Paul Auster) Türkiye'ye davet etmiş. CHP'nin davetine icabet edip gelirse daha sonra beraber İsrail'e gitsinler. Orada da arkalarına da en büyük açık hava hapishanesi olan Gazze'yi alıp, piknik yapsınlar. İsrail'de tutuklu gazeteci yok demek Filistin şehitlerine haksızlıktır. İsrail hapishanelerindeki Filistinli yazarlar vatan toprağını öpemeden şehit oldular. Türkiye'de gazetecilerin değil darbeye zemin hazırlamak isteyenlerin tutuklandığını anlatacağız. CHP Genel Başkanı yurt içinde ve yurt dışında Türkiye'yi karalayarak çok çirkin bir kampanya yürütüyor. Sadece Türkiye değil CHP bile böyle bir genel başkanı hak etmiyor.
Yıllardır laikliği nasıl ölçtünüz?
Geçen hafta Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında söylediklerimin A'dan Z'ye arkasındayım. 31 Mart vakasıyla başlayan süreçte "irtica" diyerek bu ülkenin dini ve manevi değerleri ayaklar altına alındı. Türkiye hiçbir zaman irticaya prim vermedi. Ama Türkiye bu irtica kampanyasına çok ağır bedel ödedi. Hiç kimse bize mürebbiye edasıyla hedef gösteremez, rota gösteremez. 'Bu hükümetin gizli ajandası var' denilerek ensemizde boza pişirilmesine müsaade etmeyiz. Bu ülkede dindarlara yıllarca 2. sınıf insan muamelesi yapıldı. Siz bu ülkede yıllardır laikliği nasıl ölçtünüz? Hangi cihazı kullandınız? Üniversite kapılarında laikliği nasıl kullandınız. İkna odalarında hangi aleti kullandınız? Ey Kılıçdaroğlu, başörtüsü düzenlemesini niye Anayasa Mahkemesi'ne götürdünüz? Biz 9 yıldır hiç bir dayatmanın içinde olmadık, bugün de değiliz, yarın da olmayacağız Siz olsa olsa bilgisayarları formatlarsınız ama zihinleri asla... Hiç bir parti kendi tasavvurunu dayatmaz dayatamaz işte biz bunun bilincindeyiz. Toplum mühendisliğine de karşıyız siyaset mühendisliğine de.
'Beşar, eden bulur'
Başbakan Erdoğan'ın eleştiri oklarının hedefinde şimdilerde Suriye'de yaşanan olaylar nedeniyle sıklıkla eleştirdiği, bir zamanlar "Kardeşim Esad" diye bahsettiği Suriye lideri de vardı. Erdoğan, Esad'a şu sözlerle seslendi: Beşar Esad'a kendi dilinde sesleniyorum, "Ey Beşar, men dakka dukka", ey Beşar, eden bulur. Zalimin eline öldürme lisansı verilmesi kabul edilebilir değildir. Veto yetkisine haiz olmanın sorumluluğu büyüktür. Olaylara sessiz kalanlar yapanlar ve çanak tutanlar kadar suçludur. Irak'ta, Mısır'da, Libya'da Suriye'de kendi halklarına karşı kaplan kesilenler işgal altındaki toprakların istismarını yaptılar. Babalarının izinde gidenler mutlaka hak ettiklerini bulacaklar. Hama'nın hesabı sorulmamıştı ama eminim Humus'un hesabı sorulacak. Ne diyor Beşar Esad, "Ölene kadar savaşırım." Madem ölene kadar savaşacaktın neden Golan tepeleri ölene kadar için savaşmadın."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



