''Etrafımızdaki ülkeler istikrarsızlık içindeyken Türkiye yalnız kendi için bir mutluluk adacığı yaratamaz. Türkiye istikrar, demokrasi konusunda ne kadar mesafe kat ederse aynı şekilde komşularımızla da aynı gelişmelerin eş zamanlı gerçekleşmesinden yanayız''
Hak-İş Konfederasyonuna bağlı Öz Orman-İş Sendikasının organize ettiği ''Bölgesel ve Küresel Etkileriyle 1. Yıl dönümünde Arap Baharı ve Türkiye Uluslararası Sempozyumu'' Dedeman Otel'de başladı.
İki gün sürecek sempozyumun açılışına TBMM İdari Amiri Salim Uslu, İslam Konferansı Örgütü Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı Emrullah İşler, çoğunluğu Ortadoğu ülkelerinden olan yabancı misyon temsilcileri, akademisyenler, Arap gazeteciler ve sendikacılar katıldı.
Sempozyumun açılışında konuşan TBMM İdari Amiri Uslu, Arap ülkelerine Türkiye'nin ilgisinin bazı ülkeler gibi hevesten ibaret olmadığını belirterek, bunu tarihi sorumluluk olarak, demokratik duyarlılık olarak görmek gerektiğini söyledi. Bölgede ciddi bir demokrasi sürecinin başladığını hatırlatan Uslu, ''Bunu katılımcı ve özgürlükçü bir demokrasi talebi olarak görüyoruz. Demokrasi talebi bütün insanların ortak akıl ve vicdanının sessidir. Bu ses son dönemde yoğun biçimde Arap ülkelerinde duyulmuştur'' dedi.
Türkiye'nin uzun yıllar yaşadığı tartışmalardan sonra siyasi ve ekonomik istikrara ve bölgesel güce ulaştığına dikkati çeken Uslu, şöyle devam etti:
''Türkiye mevcut statükoyu desteklemek yerine Arap halklarının yanında yer alıp, haklı taleplerini sahiplenmiştir. Farklı dinlerden ve etnisitelerden oluşan Arap coğrafyasında yaşayan halkın, kendi kaderini belirleme hakkına Türkiye saygı göstermiş ve herkesi buna saygılı olmaya davet etmiştir.
Biz biliyoruz ki etrafımızdaki ülkeler istikrarsızlık içindeyken Türkiye yalnız kendi için bir mutluluk adacığı yaratamaz. Türkiye istikrar, demokrasi konusunda ne kadar mesafe kat ederse aynı şekilde komşularımızla da aynı gelişmelerin eş zamanlı gerçekleşmesinden yanayız.''
''Politikalarımızı kendimiz belirliyoruz''
İslam Konferansı Örgütü Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı Emrullah İşler de Türkiye'nin İslam coğrafyasına model olma gayreti içinde olmadığını belirterek, ''Başkasının kavgasını yapmaya son vererek, kendi çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa onu yapmalıyız'' diye konuştu.
Türkiye'nin uluslararası platformda kimseyi aldatmadığı, çifte standart uygulamadığı için takdir topladığını ifade eden İşler, ''Türkiye artık gündemi belirlenen değil gündem belirleyen bir ülke haline geldi. Bölgesel sorunların kendi içinde çözülmesi gerekiyor'' dedi.
Sosyal olaylarda değişimin gücünün halk olduğunu vurgulayan İşler, ''Bu olaylara pozitif katkımızı sürdüreceğiz. Politikalarımızda başka bir yerden talimat alma söz konusu değildir, politikalarımızı kendimiz belirliyoruz. Dünya değişmiştir Neo Osmanlıcılık söz konusu değildir. Olayların birinci yıl dönümünde bazı sıkıntılar görünse bile sonrasında iyi olacağını düşünüyoruz. Bütün temennimiz akan kanın durmasıdır'' dedi.
Kabuk kırıldı inci henüz ortaya çıkmadı
HAK-İŞ Konfederasyonu Başkanı Mahmut Arslan da insana dair sorunun bulunduğu her yerde olmaya çalıştıklarını belirterek, ''Bölgede ne olup bittiğini anlamak için bir asır önce bölgede neler yaşadığını görmek gerekiyor. Bu süreçte Osmanlı'nın terk ettiği o topraklarda kan ve gözyaşının dinmediğini gördük. Bir asırlık tarih Ortadoğu'da kan ve gözyaşı dolu tarihtir. Bugünkü olayları o tarihten ayrı tutamayız'' dedi.
Ortadoğu'da kabuğun kırıldığını, ancak incinin henüz ortaya çıkmadığını dile getiren Arslan, ''O topraklar Türkiye'nin arka bahçesi olmamalı, Batılıların bize giydirmeye çalıştığı rolü sorgulamalıyız. Tahrir Meydanı bize heyecanı veriyor, ama bunun arkasında mutlaka bizim arzu ettiğimiz çizgide gelecekte olmasını temenni ediyoruz'' diye konuştu.
Öz Orman-İş Sendikası Başkanı Settar Aslan ise Türkiye'de işçilerin çok sayıda sorunu varken bir sendikanın uluslararası konuda sempozyum düzenlemesini eleştirenlerin olabileceğini dile getirerek, sendikaları çalışma hayatının içine hapsetme anlayışının 12 Eylül'ün bir ürünü olarak niteledi.
Aslan, ''Üretilenlerin hak çerçevesinde paylaşıldığı bir dünya için mücadele ediyoruz. Sendikal anlayışımız sadece Türkiye'de olup bitenle sınırlı değil, dünyada olup bitenle ilgileniyoruz. Türkiye bu vicdansız sistemin vicdanı, ruhsuz sistemin ruhu olmalıdır. Çünkü Türkiye'ye bunu, tarih yüklemektedir'' dedi.
Aslan, sivil toplum hareketi olarak belirttiği Arap Baharını tanımak istedikleri için böyle bir sempozyum düzenlediklerini söyledi.
Açılış konuşmaların ardından oturumlara geçildi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: anadolu ajansı / Türkiye
Etiketler:



