Kubbeltı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı'nda bu hafta Âsar-ı Kadîm konseri var. Bugün (7 Ocak 2012 Cumartesi) saat 16.00'da başlayacak olan konser ve sohbet programında saz sanatçıları Hüseyin Özkılıç (ney), Hulusi Babalık (tambur), Alper Akaryıldız (kanun) ve Murat Özer (daire) icrada bulunacaklar.
Konser hakkında şu bilgi verildi: "17. yüzyılda yaşamış bazı bestekârlarımızın eserlerinden örnekler vermeyi hedefliyoruz. Açıkça söylemek gerekirse bu döneme ait bestelenmiş eserler çok sayıda ve bestekârlık yönünden kudretli olmalarına rağmen çeşitli sebeplerden ötürü sıklıkla icra edilmezler. Bizler bu hususta oldukça hassas olan müzisyenleriz. Özellikle 16. ve 17. yüzyıllarda Osmanlı Devleti coğrafyasında icra edilen müzik hakkında bize verdiği değerli bilgiler bu noktada Ali Ufki Bey'i ön plana çıkartmakta. Aslen Polonyalı olan Albert Bobowski, Kırım Tatarları tarafından kaçırılmış ve meziyetleri sayesinde Enderun okulunda eğitim görme şansını yakalamış bir mühtedi idi. Müslüman olduktan sonra Ali Ufki adını alan müzisyen kendi dönemi ve kendisinden önce bestelenmiş birçok musiki eserini notaya aldı ve bu eserleri Mecmuâ-i Sâz ü Söz isimli güfte ve nota mecmuası adı altında topladı. Proje dahilinde değerlendirilecek isimlerden birisi de IV. Murat'tır. Sultan I. Ahmet'in oğlu olan IV. Murat büyük bir savaşçı olmasının yanında kuvvetli bir şair ve bestekârdı. Genç yaşta vefat eden padişah, özellikle saz eserlerinde ne kadar kudretli bir bestekâr olduğunu kanıtlar. Günümüzden geçmişe doğru bakıldığında bu durum rahatlıkla anlaşılmaktadır.
Hüseyni ve Uzzal makamlarındaki peşrevleri, Bayâti Yürük Semâii 'Fâtih-i Bağdat' şüphesiz mûsıkimizin nadide eserlerindendir. Mûsıkimizin bu iki önemli şahsiyetinden sonra 17. yüzyılın ortalarında iki büyük bestekâr karşımıza çıkar. Hâfız Post ve Buhûrizâde Mustafa Itri Efendi. Üslup açısından birbirlerinin devamı niteliğinde olan bu iki büyük bestekâr ortaya koydukları anlayış ile asırlar sonrasını bile derinden etkileyecek türden eserler bestelemişlerdir. 17. asrın son büyük bestekârlarından biri de kuşkusuz Nâyi Osman Dede'dir. 50'li yaşlarında Galata Mevlevihânesi şeyhi olan Osman Dede, Gavsi Dede'nin dervişi ve neyzenbaşısıydı. Sonradan damadı oldu.
Nihayetinde Galata Mevlevihânesi şeyhi oldu ve bilhassa kendi dönemine ait mûsıkiyi detaylıca araştırdı ve bu araştırmalarını Rabt-ı Tâbirat-ı Mûsıki isimli nazariyat kitabında topladı. Aynı zamanda çok iyi bir bestekâr olan Nâyi Osman Dede'nin baş eseri Mirâciye'si ile birlikte muhtelif makamlarda bestelediği Mevlevi âyinleri de mevcuttur. Projemiz bünyesinde bir saz eseri ile yer alacak."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



