Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dönen dolaplara şahit oldum

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dönen dolaplara şahit oldum
Eklenme Tarihi: 20.03.2017 14:19

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. Futbol Zirvesi’nde konuştu. Erdoğan, "Ülkemize henüz olimpiyatları getirememiş olabiliriz ama burada dönen dolapları da biliyorsunuz. Bizzat yaşadım maalesef çok ciddi dolaplar dönüyor. Oralarda dönen dolaplara da bizzat şahit oldum, gördüm, biliyorum" diye konuştu.

eposta yazdır zoom+ zoom-
 
Kulüpler Birliği ve Bein Sports tarafından düzenlenen 2. Futbol Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hak etmelerine karşın olimpiyatların Türkiye’ye verilmediğini ve bunda 'dönen dolaplara şahit olduğunu' söyledi. Erdoğan, "Olimpiyatları henüz getiremedik ama dönen dolapları biliyoruz. Çok ciddi dolaplar dönüyor. Hakkımız olduğu halde bize olimpiyatları vermediler. Dönen dolaplara şahit oldum. Olimpiyatlar için altyapı için konusunda büyük mesafe kat ettik. Biz rüştümüzü ispat etik düzenlediğimiz organizasyonlarla. Birçok şehrimiz de hazır durumda" diye konuştu.
 

"SİYASETİN FUTBOL İLE BİR ÇOK ORTAK YÖNÜ OLDUĞUNA İNANIYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocukluk dönemlerinden itibaren futbola gönül veren, gençlik yıllarında çeşitli kulüplerde top koşturan biri olarak, bunun insana neler kazandırabildiğini çok iyi bildiğini ifade ederek, "Hayatımın her aşamasında futbol oynarken edindiğim disiplinden, takım çalışmasından, vefadan, bu oyunun bana kazandırdığı tüm vasıflardan çok istifade ettim. Özellikle siyasetin temelde futbol ile bir çok ortak yönü olduğuna inanıyorum. Spor gibi siyasetin de özü rekabettir, yarıştır. Bu yarışın ilk aşaması sandıktan galip çıkmak için, ikinci aşaması da sorumluluk üstlendikten sonra millete hizmet götürmek içindir. Tıpkı futbol gibi siyaset de takım oyunudur, yani sağlam bir kadro gerektirir. Plansızca oynayan, taktiği ve stratejisi olmayan bir takımın kupayı kaldırma ihtimali nasıl yoksa, milletine söyleyecek sözü olmayan siyasetçilerin, siyasi partilerin de başarı şansı yoktur. Futbol gibi siyaset de tutku, aşk, adanmışlık olmayınca sürdürülecek bir iş değildir. Kendini o işe adayacak, yani futbolun da bir inadı vardır. Hocam bana 'Oğlum topu yiyeceksin' derdi. Top yenir mi? İşte orada hırsı anlatıyor, inadı anlatıyor." diye konuştu.