Prof. Dr. Ata Atun

Prof. Dr. Ata Atun

19.06.2017 ataatun@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı

New York zirvesinde varılan mutabakata göre 2’nci tur 5’li Kıbrıs Konferansı ucu açık olarak 28 Haziran’da Cenevre’de gerçekleştirilecek. Konferans BM Genel Sekreteri AntonioGuterres’in huzurunda gerçekleşecek. Masaya BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı EspenBarthEide BM’yi temsilen, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar taraf olarak, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantörler olarak, Avrupa Birliği de gözlemci olarak oturacak. Avrupa Birliği ilk kez resmi olarak gözlemci sıfatı ile masada yer alacak. 
Tezgâh büyük aslında. Girit’te de aynen bu yöntem uygulanmıştı. 
 
Anastasiadis 1. Cenevre Konferansı’nda kurduğu harita tuzağına düşürdüğü KKTC ekibini 2. konferansta da güvenlik ve garantiler tuzağına düşürmek için paçaları sıvamış gözüküyor. Gündeme hiçbir konu konuşulmadan ve tartışılmadan güvenlik ve garantiler konusunu koydurmak peşinde. Bunun için de önkoşul yaratmaya çalışıyor. 
 
Resmi gözlemci olarak Avrupa Birliği’nin ne işi var masada pek de anlaşılır gibi değil. Zaten Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi Avrupa Birliği üyesi, İngiltere ayrılma sürecinde ama halen daha Avrupa Birliği üyesi, buna ilaveten bir de Avrupa Birliği’nin kendisi oturuyor masaya, geri kalan 25 ülkeyi temsilen. Bunların da muhatapları ve Kıbrıs konusunu görüşecekleri taraflar da Türkiye ve KKTC.
 
1963-1974 yılları arasında Rum Yönetimi’nin Kıbrıslı Türklere uyguladığı insanlık dışı soykırım,  insafsızca kısıtlanan dolaşım, mülk edinme, eğitim, kültürel faaliyet, spor yapma hakları ile acımasız ekonomik uygulamalar göz ardı edilerek ve de kasten unutularak, Ortadoğu’da kan gövdeyi götürürken ve de terör Avrupa Birliği’ne sıçrama yapmışken Kıbrıs Rum tarafı ile baryaları (kankaları) AB grubunun ilk önerisi “güvenlik ve garantiler” konusunu görüşelim, sonra içeriğini çağa göre uyduralım olacak. Ardından da, “Nasıl olsa güvenlik ve garantiler konusunu gündeme getirdik, masaya koyduk ve tartışmaya açtık artık bundan hiç kimse geri dönemez” düşüncesi ile Yunanistan masayı bozmazsa, toprak, mülkiyet, iç yönetim ve güç paylaşımı konuları masada kerhen görüşülecek.  
 
Anastasiadis. Batı Trakya’da yaşayan kardeşlerimize, soydaşlarımıza halen daha AB üyesi Yunanistan’ın uyguladığı baskıyı görmezlikten gelerek, arlanmadan, utanmadan “güvenlik ve garantilerin” kalkmasını istiyor. 
Yüksekten uçuyor Rum lider. Hayal gücü göklerde uçuşurken, 2. Cenevre Konferansı’nda beklentileri de çok yüksek düzeyde. Saf saf, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin resmi gözlemci olduğu masada, Kıbrıs Rum Yönetimi’ni muhatap alacağını ve garantörü olduğu 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Anayasası’nda yer alan güvenlik ve garantiler konusunun değiştirilmesini ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadan tümüyle ayrılmasını tartışacağı rüyasını görüyor.  
 
Yunanistan ise masaya oturmak için Batı Trakya’daki soydaşlarımıza uyguladığı kısıtlamalar ve baskılar, normal bir uygulamaymışçasına ne koparırsak kârdır zihniyeti ile “sıfır garanti, sıfır güvenlik, sıfır asker” gibi çağdışı bir isteği öne sürmüş durumda. 
Anastasiadis harita konusunda başarılı bir şekilde uyguladığı “kasaya koyma” yöntemi ile, Türk tarafının “güvenlik ve garantiler” konusunda ne gibi tavizler verebileceğini yazılı olarak sunmasını ve  kimseler görmeden kasaya konulması talebini daha açıklayamadı ama onun da kokusu önümüzdeki günlerde çıkacak elbette... 
Anlaşılan Türkiye ve KKTC’yi aptal, kendilerini çok akıllı sanıyorlar…  
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI