Ülkemizin gidişatı akla ziyandır çünkü vatandaşların bankalara borcu 57 katına çıktı. Kişi başına kamu borcu 5 bin lira arttı. Ekmeğin fiyatı % 250, yoksulluk sınırı % 300 arttığı için asgari ücret sadece 22 günlük beslenmeye yetiyor. Mevcut ekonominin aklı karışık çünkü imalat sanayiinde her 100 fabrikadan 25’i kapalı ve özel sektör yatırımlarında azalma sürüyor. 100 dolarlık üretim için 43 dolarlık ithalat yapıldı, imalat sanayi üretimi yüzde 76, ithalat yüzde 165 arttı. Tarımın payı küçüldü, yedi Türk çiftçisi bir ABD’li çiftçi kadar üretemiyor.

Aklı fikri sıcak para bulmak olan bir anlayış yüzünden hisse senetlerinin % 78’i büyük yatırımcıların, servet küçük bir azınlığın eline geçti. Türkiye iç borçlanma faizinde 2., dış ticaret açığında 4. sırada yer aldı. Son 13 yılda 650 milyar lira faiz ödedi, son 10 yılda kişi başına gelirde 10 basamak düştü. Batık tüketici kredisi borçları 58 kat arttı, ailelerin en büyük alacaklısı bankalar oldu. Genç nüfus ekonomi için fırsata dönüşmedi, ülke ileri teknoloji ithalatçısı olmaktan kurtulamadı.

Bu ülkeyi yöneten fikir sorunludur Bu açmazları görmeyen bir yönetimin aldığı tedbirler de akıl kârı değildir. Türkiye fiili olarak başkanlıkla yönetildiği halde, kararlılık sağlanamıyor, müzakere ortamı kurulamıyorsa; doğru karar nasıl verilecek? Kurallar bir kenara konulmuş neye göre, hangi kıstaslara göre hüküm verildiği net değilse gelecekten nasıl ümit var olunacak? Gidişattan endişe duyanların ciddi değişiklikler yapılması gerektiğini ifade etmesi iyi anlaşılmalıdır. Çünkü sadece bir kişinin kararına bağlı olan bir ülkenin yol haritası, milli sonuçlar üretemez.

Fikirlerini net bir şekilde ortaya koyamadığı için kamplaştırarak yol almaya devam eden, çözüm üretmesi gerekirken yaftalayarak günü kurtarmaya çalışan bir anlayış, ülkeyi 28 Şubat’ı aratacak bir noktaya götürür! Ve kaç tane 15 Temmuz’u kutlarsa kutlasın hiçbir fayda sağlayamaz! Kucaklaşmayı sadece kendi gibi düşünenle yapmak yerine, gerçek manada tüm farklılıklarımızla kucaklaşmaktan bahsedilmediği sürece ümit olunamaz. Siyasetin ümidi artıran ar-ge payı artırılmadan, ülkenin geleceğine katma değer katılamaz.