Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.

Tesettür; insana mahsus bir konudur ve bir fıkıh terimi olarak; erkek veya kadının şeran örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Avret yeri; bir kimsenin örtmesi gereken ve başkasının bakması haram olan yerleridir. Erkek veya kadının başkasının yanında avret yerlerini örtmesi gerektiğinde görüş birliği vardır. Her Müslümanın, namazda veya namaz dışında avret yerlerini örtmesi farzdır. İnsanlara tesettürü emreden Allah’tır. ARAF 26-27: “Ey Âdemoğulları, biz size ayıp yerlerinizi örtecek bir elbise ve size süsleneceğiniz bir giyim indirdik. Takva ile kuşanıp donanmak ise, bu daha hayırlıdır. Bu, Allah’ın âyetlerindendir. Umulur ki öğüt alıp düşünürler. Ey Âdemoğulları, şeytan, anne ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve yandaşları, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık.” Yasakları çiğnemek, insanın ar damarını çatlatır. Müslümana yakışan bu damarı çatlatmamaktır. Ancak günümüzde, İslam’ı din olarak kabul ettiği halde, Batılı gibi yaşamayı mübah sayan kimi insanlar, bu ayeti alarak “asıl olan takvadır, kalbin temiz olsun” diyerek açılmaya fetva vermeye çalışıyorlar. Bu ayette, önce elbisenin indirildiği haber veriliyor, sonra takva elbisesinden bahsediliyor. Şeytan insanların yolu üzerinde pusu kurmuş, onları soyunmaya çağırıyor. Şeytanın bu fitnesinden kurtulmanın yolu dünya elbisesi ile takva elbisesini birlikte giymektir.

TESETTÜRÜN AMACI

Tesettürün amacı, başkasının bakışlarından korunmak ve meşru olmayan cinsel isteklerden sakınmaktır. Erkeklerin gözlerini sakınması, kadınların iffetini korumak içindir. NUR 30: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir…” Kadınların örtünmesini de Rabbimiz şöyle emrediyor: NUR 31: “Mümin kadınlara da şöyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, ziynet (avret) yerlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz” Cahiliye döneminde müşrikler Kâbe’yi çıplak tavaf ederlerdi. Gündüz erkekler, gece kadınlar gelirler, tavaflarını anadan doğma yaparlar ve “içinde günah işlediğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” derlerdi. Müslüman erkek ve kedınlerın, çıplaklığın müşriklerin ahlakı olduğunu bilmeleri gerekir. Hz. Aişe’denrivâyete göre, birgün Hz. Ebu Bekir›in kızı Esma, ince bir elbise ile Allah Resulünün huzuruna girmişti. Rasulüllah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: “Ey Esma, şüphesiz kadın ergenlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.” Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti” (Ebu Davud). İnsan, yaratılışı gereği, avret yerlerini örtmeğe mecburdur. Bu, onun üstün, şerefli ve sorumlu bir varlık olmasının sonucudur. Tesettürün en önemli hikmeti; edep yerlerinin örtülerek şeytanın insanları kötü yola düşürmesine engel olmaktır.

AVRET YERİ

Yaratılıştan gelen farklı özelliklere göre erkek ve kadın giyimi de farklıdır. Erkeğin göbekle dizkapağı arasını örtmesi, kadının el ve yüzü dışında bütün bedenini bol bir elbiseyle örtmesi farzdır. Erkeklerin ipekli elbise giyinmeleri ve altın yüzük takınmaları yasaklanmıştır. (Müslim) Peygamber (s.a.s) kadınlara benzeyen erkeklere ve erkeklere benzeyen kadınlara lanet etmiştir. Müslüman olmayanların giyim tarzlarını takip edip onları taklit etmek, özenmek İslam’da haram kılınmıştır. Peygamberimiz, “Bir milletin adet, töre ve yasalarına uyarak onlara benzeyen, o milletten sayılır” buyurmuştur. İslam’ın tesettür emrini hiçe sayan sosyal ve siyasal düzenler, öncelikle insanın kendisine zulmetmesine, aile yapısının ve sağlıklı çoğalma ve yetişmenin tahribine, zina, fuhuş, veledi zina nesillerin oluşması ve onların baba ve aile yuvasından mahrumiyeti gibi nice yıkımlara sebep olmaktadır. AB Tesettüre karşıdır. Bu yüzden AK Parti ve muhalefetinin, AB kaynaklı olarak yürüttüğü sosyal politikalar toplum için faydalı değil, zararlı olmuştur. Bu politikalar, özellikle kadınları cinsel meta, reklam aracı, fuhuş kölesi, iş asistanı durumuna düşürmüş, anneliği elinden almış ve yuvasından kopararak kamu kadını haline getirmiştir. Bu, Siyonizm’in İslam ümmetinin başına sardığı bir beladır. Bu beladan kurtulmanın tek çaresi Milli Görüş’tür.

TESETTÜR İBADETİ

Mümin erkek ve mümin kadın, Kur’an’ın tesettür emrinden sorumludurlar. Bu emir, Kur’an’da çok açıktır ve Kur’an, Allah’ın hükmüdür. Rabbimiz insanlara ne vahyettiğini bilmektedir. Allah’a hakkıyla teslim olmuş, O’nun azabından korkan ve O’nun vadine güvenen takva sahibi bir mümin, “tesettür” emrine uyar. İslam’ın tesettür emri, diğer bütün emirleri gibi, faydalı bir ibadettir. Bu emiri zaralı görmek bir akıl tutlması halidir. AHZAP 36: “Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin bir erkeğe ve mümin bir kadına o işi kendi isteklerine göre seçme (alternatif arama, özgürce farklı eylem yapma) hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” İnsanın fıtratı, temiz aile ve temiz nesilden yanadır. İslam, hem kadını, hem erkeği, hem nesli, hem de güzel ahlakı korumak için erkeğe ve kadına tesettürü emrediyor. Tesettür ibâdeti müminler için bir güzelik ve erdemdir. Faydaları ise sayılamayacak kadar çoktur. Herkesi bu konuyu bir kez daha düşünmeye davet ediyoruz. Selam hidayete tabi olanlara…