2018 uzun geçecek ve “2019 arefesi” olarak hatırlanacak çünkü herkesin gözü 2019’da! Bu açıdan başta işadamları olmak üzere yöneticiler, stratejilerini “ihtiyatlı bir iyimserlikle” oluşturmaya başladı. İhtiyatlı çünkü sıcak para akışının ve uluslararası finansal kaynaklara erişimin zorlaştığı bir dönemdeyiz. İyimser çünkü ülkemizdeki tüm ekonomik aktörlerin ortak bir başarı hikâyesinde buluşması büyük bir fırsat sağlayabilir. Hem ihtiyat hem de iyimserliği dengeleyen tespit ise; “güven, kontrole mani değildir!”

Güveniyoruz; bu ülke her türlü olumsuz durumun üstesinden gelecek potansiyele sahiptir. Ancak kontrol etmek için adım adım gitmek lazım! Bugüne kadar vaat edilenler ne aşamada, bugün vaat edilenlere mevcut yöntemlerle ulaşılabilir mi? Bu iki gösterge ihtiyatin de iyimserliğinde ayarını yapmak için yeterlidir. Yöneticilerimiz bilmelidir ki; ne seçmen iki binli yılların başındaki seçmendir, ne de imkânlar iki binli yılların başındaki imkânlardır! “Demografik fırsat penceresi”ni değerlendiremedik, hiç değilse “dijital dönüşüm”ü kaçırmayalım.

Türkiye’nin ne yapacağını, nasıl yapacağını, neden yapacağını bir türlü bilemediği kararsızlıklarla dolu bir yıl olan 2017, yerini uzun vadede daha fazla değer oluşturacak bir anlayışa bırakmalıdır. Algıları değil, insanımızı iyi yönetmemiz gerekiyor. Bu ise, “girdiler değişmeden çıktılar değişmez” denklemiyle doğrudan alakalıdır. Girdi olarak bugüne kadar ortaya konan fikir, yöntem ve anlayış önümüzdeki dönemin beklentilerini karşılamaktan uzaktır. Çünkü “iyisini başarma prensibiyle çalışmak” yerine “kötünün iyisi” prensibiyle günü kurtarmıştır. Bunu anlamak adına sadece Güney Kore ile bir karşılaştırma yapmak yeterlidir. 2018 gündeminde; “teknolojilerin getirdiği imkânları en hızlı şekilde değerlendirecek ve insana yatırım yapacak bir dönüşüm” olmayanlar 2019’u şimdiden kaybetmiştir.

İnsanları ortak bir başarı hikâyesinde buluşturanlar başaracaktır. Bu ise, çıtanın yükseltilmesine bağlıdır. “Sıçrama için daha önce denemediğimizi denememiz ve tüm sektörleri içeren bir teknolojik yenilenmeyi hedeflememiz gerekiyor.” Çünkü net olarak görülüyor ki; paylaşım kazandırıyor. Unutmayalım ki; “zor zamanlarda attığımız ‘imkânsız’ adımlar, bizim yetişemeyeceğimiz gelecek zamanlarda insanımızın işini kolaylaştıracaktır!” İhtiyatlı ve iyimser ol ama imkânsız deme! Çünkü o kelimenin içinde bile “imkân” vardır!