Adnan Öksüz

Adnan Öksüz

17.07.2017 adnanoksuz@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


2019 senaryoları…

Konu; 2019 seçimleri...
* “2019’a doğru, güçlü bir şekilde gelmeye hazırlanan Meral Akşener faktörü gerçek olursa...”,
 
* “2019’da, CHP’nin İlhan Kesici gibi bir ismi aday göstermesi durumunda... -Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu aday olsa baştan kaybeder. Anadolu’da yüzde 40’lık bir kesim peşin peşin CHP’ye oy vermez-,
 
* 2019’da, HDP de Başkanlık seçimlerinde aday belirlerse...”,
 
* “Yukarıdaki tablo şayet böyle olursa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda alacağı en fazla oy yüzde 43’tür...”,
 
* “İkinci turda Erdoğan yüzde 48’lerde kalır...”, 
 
* “Diğer güçlü aday yüzde 52 ile seçimi alır...”, 
 
* “AK Parti böyle bir riski neden aldı, onu da doğrusu anlamıyorum!”
***
 
Başlıkta da gördüğünüz üzere bu bir senaryo... 
Senaryo, Hakan Bayrakçı’ya ait…
 
Hakan Bayrakçı, esasen tarihçi. SONAR Araştırma Şirketi’nin yöneticisi. 
Eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit gibi liderlere profesyonel olarak danışmanlık yaptı. 
140 belediye başkanı, kırk bakan, 14 parti genel başkanı ve yedi başbakana da profesyonel olarak danışmanlık hizmeti verdi. 
Deneyimli bir isim, Bayrakçı. TV ekranlarında izliyorsunuz; tartışmalarda lafı eğip bükmeden, dimdik dile getirmesiyle biliniyor. 
 
Ammaaa….
2019’a daha çok var. O tarihe kadar köprülerin altından daha çok sular akacak...
Neler olacağını şimdiden kestirmek de öyle kolay değil! 
Daha ne senaryolar yazılacak, konuşulacak kim bilir...
***
 
Son bir not;
Hakan Bayrakçı bir kamuoyu araştırmacısı olarak bu senaryoyu dile getiriyor. 
Fakat bence unuttuğu bir faktör daha var; O da Saadet Partisi (SP) faktörü...
Hakan Bayrakçı, 2019 seçimlerinde,  Türkiye’nin en köklü siyasi hareketi Saadet Partisi’ni de bu denkleme eklemeli bence... Sizce de öyle değil mi?
 

MİLLİ GÖRÜŞ TEK YÜREK

HATIRLAYALIM lütfen; bundan bir sene önce, 15 Temmuz 2016 günü gecesi, hain darbe girişimine en sert karşı duruş, askeri darbelerden en çok mağdur olan Milli Görüş camiasından geldi. Şöyle ki;
* Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ün dile getirdiği tam bir kararlılıktı; “Bu eşkıyalık, terörizmden daha tehlikeli bir şey. Terörist bir grup insana saldırıyor ama bu girişim bütün milleti ortadan kaldırmak için bir hareket…” 
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu çok net bir tutum sergiledi; 
 
“15 Temmuz darbe girişimi, ülke olarak, millet olarak son dönemde karşı karşıya kaldığımız ihanetlerin en büyüğüdür…”
***
 
Hatırlamakta yarar var;
* Darbe girişimi gecesi yani 15 Temmuz 2016 Cuma gününü 16 Temmuz 2016 Cumartesi gününe bağlayan gece, Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, beraberinde yardımcıları olduğu halde askeri darbeye karşı çıkmak ve “milli irade”ye sahip çıkmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gitti. O gece hain darbeyi tel’in etmek için sokaktaydı, Saadet Partisi yönetimi. 
 
* Mustafa Kamalak’ın görüşleri netti: “Biz Saadet Partisi olarak sonuna kadar demokrasiden yanayız, milli iradenin yanındayız. Ne olursa olsun hiçbir şekilde, darbeleri desteklemek bizim için mümkün değildir. Aziz milletimizin de tasvip etmesi mümkün değil.  Nitekim darbe girişimlerinden sonra halkımız hep demokrasiden yana tavır koymuştur. Hangi gerekçeyle olursa olsun askeri darbeler gayri meşrudur.”
 
* Kamalak, hain darbe girişiminin yıldönümünde, bu kez Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi olarak bu görüşlerini tekrarladı: “Bir yıl önce 15 Temmuz gecesi alçak bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Başkentimiz, Meclisimiz hainler tarafından bombalandı. Milletimizin ortaya koyduğu irade sayesinde bu alçak girişim püskürtüldü. Bu milletin iman ateşinin asla söndürülemeyeceği görüldü. Darbeye teşebbüs eden, milletine kurşun sıkan, meclisine bomba atan canilerden hesap sorulmalı ve en ağır şekilde yargılanmalıdır. Bununla beraber biran önce bu girişimin siyasi ayağı ve diğer ayakları da ortaya çıkarılmalı, tüm soru işaretleri giderilmelidir. Rabbimizden niyazımız odur ki bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Ayağımızı sabit kılsın. Biz darbe gecesi olduğu gibi her zaman hakkın ve halkın yanında olacağız. Zulme ve haksızlığa göğsümüzü gerip siper olacağız.”
 

SELAM OLSUN!

- Çatıdan darbecilerin ölüm saçtığı jetlere atlamaya çalışan gençlere, 
 
- Jete ıslık çalıp “gel buraya” diye haykıran yiğitlere, 
 
- Terlikle darbecilerin tankına vuran teyzelere, 
 
- Tank kapağını taş motoruyla kesen ustaya, 
 
- Darbecilerin tankının egzozuna tişört tıkayan kahramanlara,
 
- Kamyonuyla adam taşıyan bacıma, 
 
- Mahsulünü yakıp uçaklara engel olan Kahramankazanlılara,
 
- Meydanlarda dua edenlere, 
 
- Dışarı çıkamayan ama evinde “bu bela defolsun” diye gözyaşı dökenlere, 
 
- Vurulan bacağını kemerle boğan o kahramana, 
 
- Oyuncak kamyona bayrak takan o çocuklara,
 
- Darbecilerin tankını motosikletle kovalayanlara, 
 
- Tanktan çıkardığı askere sarılan polise, 
 
- Jetler kalkmaması için depoları boşaltan pilota, 
 
- Kamyonları, tırları kışla kapısına çeken şoförlere, 
 
- Vatani için canını veren tüm şehitlere, 
 
- Hasılı, yüreğinde zerre kadar vatan sevgisi olan, herkese, selam olsun…
 

15 TEMMUZ DESTANI

Temmuz ayının mübarek bir Cuma gecesiydi,
Oruçlar tutulmuş ve henüz bayram edilmişti.
Buruk geçmişti yine Ramazan bayramımız,
Zira, zor durumdaydı gönül coğrafyamız.
***
 
Demokrasi getirmekle açıklanıyordu örtülü işgaller.
Kan ve gözyaşına bulanıyordu, püsküllü hayaller.
“Aradığınız demokrasiye şu anda ulaşılamıyor  
Lütfen daha sonra tekrar deneyin”, aşılamıyor!
***
 
Derken içimizdeki beyinsizler devreye sokuluyor.
İhanetin böylesi ne görülüyor, ne de duyuluyor!
Bakar mısınız hele, okuttukları bildiriye,
El koymaktalarmış, ülkenin yönetimine!
***
 
 Halkın, hür idaresi olarak seçtiği,
Alaşağı ediliyordu, emir sahibi! 
Salalar okundu gece,  taa bulutlara vardı.
Şimşek hızıyla yiğitler, meydanlara aktı.
***
 
“Darbe!” diyenlere ‘’Dur be!’’ dediler
 Darbecilerin gözünü şaşkına çevirdiler. 
Bu milletin güzel bir evladı, Ömer Halisdemir
Cesaret ve itaat timsali... Ne güzel bir emir!
***
 
Cihat bu;  oturanla, fırlayan bir olmaz.
Şehitlik çok yüce, rahmetine doyulmaz.
Korkusuzca, omuz omuza direndiler,
Rabbin, zafer vaadine güvendiler.
***
 
Bir milletin asıl gücü; değildir topu, tankı, tüfeği,
Başkasına gerek yok, varsa eğer imanlı gençliği!
Direnmek; batıla karşı, Hakk’ı üstün tutarak,
Diriliş; şehitlik arzusuyla, imtihanı kazanmak!
***
 
Bir daha Rabbim, 15 Temmuzları yaşatmasın.
Ve bir daha, bu acıyla şiirlerimizi kanatmasın!
 
(Abdullah KARA, Ortahisar/ TRABZON)
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI